Welcome, visitor! [ Login

About admin

  • Member Since: 30 Nisan 2019

Description

Sorry, no listings were found.

2019 Erotik Hikaye

Porno Hikaye 12 Mayıs 2019

Hep imrenirdim insanlara, “Bir çıtır buldum sikiyorum!” diye anlatırlardı. Bana da denk geliyordu, ama hepsi de sikişmek için para istiyorlardı. Oysa ben, arada para olmadan, para alıp vermeden, 20-25 yaş arası, boyuma göre ve bakire olmayan birini sikmek istiyordum.

Birgün Chat’ta [ask_yildizi] nikinde birine yazdım, cevap verdi. Adı Kezban imiş. Ankara’lıydı ve tercihlerimden biri de Ankara’lı olmasıydı. O gece telefonla konuştuk. Dürüstlük önemliydi benim için ve evli olduğumu da söyledim ona. Onun da sevgilisi askerde olduğundan, sevgilisi askerden gelene kadar, sikişmek için partner aradığını söyledi. Hoş sevgilisi askerden gelse de, ben onu sürekli sikmek isteyecektim, ama olsun. Onun kararları önemli. Sonra ona bu isteğimi ve bu arkadaslığımız konusunda teklifimi yaptım. Sanki bana 3 yıl gibi gelen, 3 günden sonra olumlu yanıt verdi.

Havalarda uçuyordum. Artık istediğim gibi çıtır ve taze bir am sikebilecektim. Domaltarak, yatırarak, ağzına vererek falan. İlk buluşma için heyecanlanıyordum. Çirkin çıkacak diye de hayıflansam da olsun diyordum. Ama beklediğimden çok ama çok güzel bir hanım çıkmazmı. O an sikimin dikildiğini, hissettim. Otel fikrine karşı çıkmadi. O biraz kıllı bir sik istiyordu, bense kaymak gibi, traşlı bir am istiyordum. Bunu daha önce konuşmustuk. Ve hazırlanmıştık karşılıklı. Onun amını yalayacağım an için sabırsızlanıyordum.

Otele giderken, havadan sudan konuştuk ama, ikimizin de aklında, otelde neler yapacağımız konusu vardı. Saçlarından tutup ağzına verecektim sikimi. Otele girdik ve ve onunla dans etmek istediğimi söyledim, itiraz etmedi. Başladık dans etmeye. İnanmıyordum. Sanki hayaldi. Hep istediğim, hayalini kurduğum gibi biri, kollarımın arasındaydı. Çıtır, taze, güzel, bakire olmayan, seksi seven. Kalçaları müthişti. Ve konuştuğumuz gibi, seksi bir çorap giymişti. Öpüşmeye başladık ve kalçasını okşamaya başlamıştım. Çok güzeldi ve gittikçe heyecanlanıyordum.

Dayanamadım ve hemen yatağa yatırdım onu. “Sevgilim.” deyip duruyordum. Biran önce sikmek istiyordum onu. Üzerindekileri bir çırpıda çıkardım. Memeleri 100 bedendi ve kahverengileri kocamandı. Bayılmıştım. Eme eme okşadım o memelerini. Avuçladım, okşadım, emdim. Ama aklım amındaydı. Tam istediğim gibi, kaymak gibi yapmıştı amını. Yatırdim ve bacaklarını sonuna kadar ayırmasını istedim. İtiraz etmedi. Başladım amını yalamaya. Bacaklarını okşuyordum birtaraftan da. İnlemeye başlamıştı. Amının heryerini emiyordum. Am dudakları’nı, klitoris’ini, iç dudaklarını. Dilimi sokuyordum ta içine. Sulanmıştı amı.

Dayanamıyordum ve sokmak istiyordum amına artık. Dibine kadar vurmak istiyordum artık. O da istiyordu ve “Haydi, sok artık, sik artık!” diyordu. Ama ben amını yalamaya doyamamıştım. Bir taraftan parmağımı sokuyordum amının deliğine, bir taraftan da yalıyordum. En sonunda artık tamam dedim ve bacaklarını omzuma aldım. Sikimi amının deliğine getirdim. Daracıktı amı. Neredeyse parmağım bile zor giriyordu. Birazdan sikimi sokacaktım o deliğe. Dibine kadar sokacak ve vuracaktım amına minik sevgilimin.

“Bak, izle içine girerken.” dedim ve başladım vurmaya, dibine kadar sokmaya. Sikimin amına girmesini birlikte izledik. Ondan sonra o da bıraktı kendini, ben de. Dayadım sikimi amına ve sikmeye başlamıştım artık. Dibine vuruyordum. Her vurduğumda, memelerinin titrediğini görüyor, daha da heyecanlanıyordum. Böyle tatlı ve güzel bir am sikmemiştim daha. Basıyordum habire amına. Tatlı olacağını tahmin etmiştim ama, bu kadar da değil. Vuruyor, basıyor, sikiyordum daracık amı.

Onu öpmeye kıyamıyordum ama, bağırtmaya, sikmeye, deli gibi amına vurmaya acımıyordum. Gözlerini kapatmış ve dudaklarını ısırıyordu. Sikimi amının dibine her hızlıca dayadığımda yüzünde bunu hissediyordum. Daracıktı gerçekten. Habire vuruyor, acımadan sikiyordum. Sonra bacaklarını indirdim ve aldım iyice altıma. Kaçacak yeri yoktu ve sikim amına öyle vuruyordum ki, durmaksızın gidip geliyordum. Artık boşalacaktım, ona iyice sarıldım, siktim ve öyle patladım amcığına.

Çok güzel öpüştügünü söylemedim bu arada. Ağzına da verecektim daha, merak ediyordum nasıl diye. Daha önce götünden sikişmemişti hiç ve götüne de vurmak istiyordum. Önce biraz itiraz etse de razı olmustu. Amını yalarken, gözüm oradaydı ve amını sikmeden götünü sikmek istememiştim. O delik de daracıktı eminim. Yine heyecanlanmıştım.

Bir taraftan memelerini okşuyordum, diğer elimle de göt deliğini yumuşatıyordum. Yumuşamıştı ve artık sikebilecektim. O da hazırdı, “Acıtmadan sik.” diyordu bana. “İlk seferde acıyabilir, amın da acımıştı.” dedim ona. “Peki.” dedi. Sikimi ıslattım ve sikimin başını göt deliğine dayadım. Yumuşacık ve kaygan olmuştu, hem sikim hem sevgilimin göt deliği. Başladım sokmaya yavaşça. Acı ve zevk bir aradaydı. Ama acının zevki, başka tatlıydı.

Köküne kadar sokmak istiyordum, ama kendi kendime (Acele etme!) dedim. Sokmuştum artık ve başı girmişti götüne. İkimiz de rahatladık. “Haydi sok, taa içine!” deyince bana, ben de kökledim sikimin hepsini götüne. Dibine kadar sokunca, taşaklarım amına değiyordu. Sikimi iyice gömüyordum göt deliğine. Başta itiraz etse de, götten sikişmemin de zevkli olduğunu ve arada bunun da denenmesi gerektiğini söylediğimde, şimdi dibine kadar vuruyordum göt deliğine. Bundan sonra artık götten sikişmeye hazırdı minik sevgilimin göt deliği. Göt deliğine boşaldığımda, “İyi ki beni götten sikmek için ısrar ettin.” dedi.

Kezban’ımı hem amından hem götünden sikmiştim. Şimdi sırada ağzı vardı. Banyoya girdik. Otellerin güzelliği, iyi bir otelse, her zaman temiz olması. İyice yıkadık birbirimizi, ben onun amını götünü, o benim sikimi. Şimdi sıra ağzını sikmek’te idi Kezban’ımın. Küvete suyu doldurduk ve ben küvete yattım. O da hazırdı sikimi almaya ağzına. “İyisin… Amımdan ve götümden siktin, şimdi de ağzımdan sikeceksin…” diyordu.

Sikim, küvette suyun altında kalmıştı. Başını soktu suyun içine ve suyun altında ağzına aldı. Başladı emmeye. Suyun üzerinde başının hareketlerini izliyor, sikimin emilmesinden aldığım zevkle kendimden geçiyordum. Nefesi yetene kadar emecekti. Dudaklarımı emdiği kadar güzel emiyordu sikimi de. Nefesi bitince çıkardı başını sudan ve “Nasıl?” dedi. “İnanılmaz!” dedim. “Yine istiyormusun?” dedi, “Evet.” dedim. Ve daldı yine, elleriylede 31 çektirerek emiyordu. Çok, ama çok iyiydi…

Boşalacağımı anladı. Başını çıkardı ve 31 çektirmeye başladı. İkimizde izliyorduk. Sonra spermlerimin fışkırdığını izledik birlikte. Çok güzel saatler geçirdim sevgilim Kezban’la. Keşke sevgilisi askerden hiç gelmese dedim kendi kendime, ama gelecekti neyazık ki. Nasıl razı ederim acaba Kezban’ı, sevgilisi buradayken de sikişmeye?

Bu arada Kezban, hemşire bir ablası olduğundan bahsetti bana. Birdaha ki sefere buluşmamızda, ablasının da aramızda olması ve bize katılması temennisiyle o gün ayrıldık.

129 total views, 1 today

Bedava uzun Seks hikayeleri

Seks Hikaye 12 Mayıs 2019

Selamlar.
Dayım, köyden birisiyle evlenmişti. Yengem çıtı
pıtı, güzel sayılabilecek, küçük göğüslü, iri götlü, minyon
tipli, ama çok oynak bir kadındır. Evlendikten birkaç sene sonra pek anlaşamadılar. Yengem de nedense boşanmak
yerine, evliliğini devam ettiriyordu. Herhalde 2 çocukları olduğundan
boşanmak istemiyordu. Ben askerden geldiğimde, yengemle daha
sık konuşuyor, dertleşiyorduk. Yengem bana karşı çok
açık konuşur, çekinmezdi. Ben de ona kız
arkadaşlarımla olan ilişkilerimi anlatırdım.

Yine birgün
kız arkadaşlarım hakkında konuşurken, yengem,
“Merak ettiğim birşeyi soracağım, ama
gülmeyeceksin!” dedi. “Tamam yenge, sor!” dedim. Yengem,
“Kadınlar da boşalıyormuş, doğru mu?”
deyince, ben birden dondum kaldım.
Şaşkınlığımı atınca, “Evet
doğru, kadınlar da boşalır, yani Orgazm olurlar. Sen Orgazm
olmanın nasıl birşey olduğunu bilmiyormusun?” dedim.
“Hayır, bilmiyorum!” dedi. Bu duruma ne diyeceğimi
bilmiyordum doğrusu. Birkaç saniye düşünüp, “Peki, siz
dayımla hiç ön sevişme yapmıyormusunuz?” diye sordum.
Yengem, “O ne ki?” dedi. “Yani asıl işi yapmadan önce,
öpüşüp koklaşıp, birbirinizi yalamıyormusunuz?” dedim.
Yengem, “Yooo, hayır, dayın genelde üstüme çıkar, 1-2
dakikada işini görür yatar!” dedi. Konuşmalarımız çok
heycanlı yerlere gidiyordu ki, annem çağırınca, ogün öylece
kapandı konu.

İnanamıyordum,
demek ki bu kadının ateşi bundan dolayı
dışına vuruyordu. Çünkü yengem öyle şakalar yapıyordu
ki, hemen oracıkta altıma yatırmamak için kendimi zor
tuttuğum zaman çok olmuştur. Ama bazen de çok ilginçtir ki, yengem benden
uzak duruyordu. Sanırım evdekilerden çekiniyordu veya korkuyordu.

Yengem birgün yine
sabahtan bize gelmişti. Annem mutfakta çay demlerken, biz yengemle
içerde şakalaşıyorduk. Ben kanepede uzanmıştım,
yengem ayakta, bana şakalar yapıyordu. Birden şakayla elinden
tutarak kendime çekmemle beraber, yengem bilerek kucağıma doğru
oturdu. Götünün altında kalkmış yarağımı
hissedince, “Ne oluyor?” diyerek kucağımdan kalkmaya
çalıştı. Ben de, “Seni istiyor!” dedim ve kalkmasına
izin vermedim. Yengem, “Saçmalama, ben senin yengenim!” diyerek
tekrar kalkmak için teşebbüste bulundu. Ama ben, “Ne var bunda ki
yenge? Hem sana boşalmayı öğretirim!” dedim. Yengem,
“Annen gelecek, kapatalım konuyu!” deyince, “Tamam, ama bu
burada kalmaz, seni istiyorum yenge!” diyerek kucağımdan
kalkmasına izin verdim.

Yengem kalkıp
yandaki kanepeye oturunca, “Ne kadar istiyorsun göreceğiz!”
dedi. Yengemin bu lafından daha da tahrik olmuştum. Ama o da
biliyordu ki, o anda birşey yapamazdım, ortam müsait değildi.
Yengeme, “Ben seni uygun zamanda yakalarım!” dedim. Yengem,
“Zor yakalarsın! Göreceğiz!” dedi. Tam o sırada annem
çaylarla içeri girince, doğal olarak konuyu değiştirdik. Yengem
bir çay içip, evde işim var diyerek kalktı. Ben yerimde
duramıyordum, yengemle sevişmek için çıldırıyordum.
Yengem o iri kalçalarını oynatarak bizim evden ayrıldı. Aklım
yengemin kalçalarında kalmıştı, onları ilk defa
kucağımda hissetmenin hazzıyla hemen banyoya koştum, 31
çekmeye. Banyoda yarağımı elime alır almaz
boşaldım.

Aradan 1 hafta
kadar geçti, yengemlere oturmaya gidecektim. Ama hazırlıklı
olmalıydım, onun için gitmeden önce duşumu aldım.
Yengemlerin eve vardığımda, baktım çocuklar evin önünde
oynuyorlardı. Kendi kendime, (Bu iş tamam, evde yengemden başka
kimse yoksa bu iş olur!) dedim. Kalbimin atışları
artmıştı. Yarağım bile bu düşüncelerden kalkmaya
başlamıştı. İçimden (Ne olur evde başka kimse
olmasın!) diyerek zile bastım. Yengem, “Kim o?” deyince,
“Benim yenge, aç!” dedim. Yegem, “Hıı, bir
dakika!” dedi ve kapıyı açtı. Morali bozuktu. “Gel
buyur…” deyince, “Ne oldu yenge, neyin var?” dedim. Yengem
ağlayarak anlatmaya başladı. Kaynanasıyla
anlaşamıyorlarmış. İçimden (Ne hayallerle geldik, ne
bulduk!) diye geçirerek, “Üzülme yenge, boşver, takma kafana!”
falan diyerek yengemi teselli etmeye çalışıyordum. Morali yerine
gelsin diye uğraşırken, yengem, “Başıma
ağrılar girdi, çok kötüyüm!” dedi.

Kolonya
şişesi TV’nin yanında duruyordu. Aldım geldim ve
başladım yengemin başını ovalamaya. 10 dakika kadar
ovaladıktan sonra, yengem, “Çok iyi geldi, biraz rahatladım,
ellerin dert görmesin, sana da zahmet oldu!” dedi. “Ne demek yenge,
sen yeter ki rahatla!” dedim. Ben arkadan başını ovalamaya
devam ederken, yengem başladı omuzlarını oynatmaya,
“Omuzlarım da ağrıyor!” dedi. “Merak etme yenge,
orayı da ovarım, birşeyin kalmaz!” dedim,
başladım omuzlarını ovalamaya. Derken farkettim ki,
sütyenin askıları gözükmüyordu, sanırım yengem sütyen
takmamıştı. Arkasından omuzlarını biraz ovduktan
sonra, önüne geçerek omuzlarını arkaya doğru
sıkıştırarak göğüslerine doğru bakıyordum.
Yengem omuzlarını arkaya doğru gerdikçe, göğüs uçları
belli oluyordu. Çıldırmaya başlamıştım bile.
Göğüs uçları sanki (Yala beni, ısır beni!) dercesine
gömlekten çıkmaya çalışıyorlardı. Yengemin
yaşı ilerledikçe, çocuklardan da olsa gerek, o küçük göğüsler
irileşmiş, harika duruyordu.

Yengemi sikeceksem
zaman kaybetmemeliydim. Ellerimi gömlek yakasından içeri sokup,
omuzlarından aşağıya göğüslerine doğru inmeye
çalıştım, ama gömlek izin vermiyordu. Gömleğin bir
düğmesi açsam ne tepki verirdi acaba? Bunu denemeliydim, yoksa
öğrenemezdim. Bir düğmesi açmak için gömleğin düğmesine
elimi atınca, yengem irkildi ve hemen elimi tuttu. Ama ben, “Sakin ol
yenge, omuzlarına ulaşamıyorum böyle!” deyince, elini
çekti. Ben de fırsat bu fırsat deyip, duğmesini açıp, elimi
yavaş yavaş göğüslerinin üzerine götürdüm. Yengem, “Yapma,
çocuklar dışarda!” dese de, ben, “Kendini bana bırak,
sana kadınlığını yaşatacağım, Orgazm
nasıl olunur öğreteceğim!” diyordum. Yengem, “Ne olur
ileri gitme!” deyip dururken, ben, “Tamam!” diyerek göğüs
uçlarını parmaklarımın arasına almıştım
bile. Artık geri dönüşü yoktu bu işin, bunu yengem de biliyordu,
ama, “Şimdi olmaz, yapma, çocuklar dışarda, heran
gelebilirler!” diyebiliyordu sadece.

Gömleğinin
bütün düğmelerini açtım, o irileşmiş göğüsler önümde
hazırdı artık. Eğilerek başladım yengemin
göğüslerini yalamaya. Bazen dayanamıyordum, uçlarını
kemiriyordum. Yengem, “Yapma, morartacaksın!” dedikçe, ben daha
da çıldırıyordum. Elimi yavaşça şalvarına
attım. Yengem, “Yapma, şimdi olmaz!” dese de, aslında
acele etmemi istiyordu. Hızlı bir şekilde
şalvarını ayağından çekerek çıkartmamla, sadece
külotu ile kalmıştı karşımda. Hemen külotunu da
çıkararak, yengemi kanepeye doğru uzattım ve başladım
hep hayalini kurduğum amını yalamaya. Ama daha önce hiç amı
yalanmadığı için, utangaç biçimde bacaklarını tam
açmıyordu zilli. Adeta yeni gelin gibi naz yapıyordu ve bu beni daha
da şehvetlendiriyordu. Biran önce amına girmeliydim, ama önce
yengemin Orgazm olup boşaldığından emin
olmalıydım.

15 dakika kadar
amını yaladıktan sonra, yengem başımı ittirerek,
kasıla kasıla Orgazm olup boşaldı. Boşalırken
şekilden şekile girmişti. Yengeme, “Şimdi anladın
mı Orgazmın ne olduğunu?” deyince, yengem
dudaklarını ısırarak sadece kafasını
sallayabildi. Hemen yengemin bacaklarını omzuma kaldırıp,
amının önünde yerimi aldım ve vıcık vıcık
olmuş amına yarağımı soktum. Yengemin,
“Ohhhhhh!” diye inlemesi eşliğinde dibini bulmuştum.
Hiç vakit kaybetmeden amına pompalamaya başladım. 5-6 dakika
kadar amına sertçe gidip geldikten sonra, yengem sara nöbeti geçirir gibi
debelenmeye başladı. Yeniden Orgazm oluyordu yengem. Ben de gelmek
üzereydim, “İçine boşalayım mı?” dedim. Yengem
inleyerek, “Boşal!” dedi sadece. Böğürerek
fışkırttım döllerimi amının derinliklerine…

Yengeme
Orgazmın nasıl birşey olduğunu öğretmiştim. Ama
bu bana yetmezdi, bu fırsat bir daha çıkmayabilirdi
karşıma, acele etmeliydim, devamı gelmeliydi, hayalini
kurduğum o kalçaların arasına da girmeliydim. Pencereden
çocuklara baktık, oynuyorlardı. Bir sigara molası verdik, WC’ye
falan gittik. Banyoya girip, belden aşağımızı
yıkadık çıktık.

Yengem külodunu ve
şalvarını giyecekken elinden aldım ve “Daha
işimiz bitmedi, arkadan da yapacağım!” dedim. Yengem
telaşa kapıldı hemen, “Ordan olmaz, daha dayın bile
ordan yapmadı! Hem çok acıyormuş!” demeye
başladı. “Sen bana bırak aşkım!” diyerek,
yengemi zorla domaltıp arkasına geçtim ve başladım götünün
deliğini yalamaya. Yengemin çok hoşuna gitmişti, dilimi götünün
deliğine sokup çıkardıkça çıldırmış gibi
sesler çıkarıyordu. Bu arada yarağım tekrar
kalkmıştı. Biraz da parmaklayarak göt deliğini
alıştırdıktan sonra, yengemi sırtüstü
yatırdım. Yengemin bacaklarını omzuma alıp, götüne
sokmaya çalışırken zorladıkça, yengem kalçalarını
kaldırıp, “Yapma, olmuyor işte!” diyordu.

Fakat
olmalıydı, yengemin o götünü çatır çatır sikmeliydim.
Yengemi tekrar domaltarak, önce amına soktum ve bir 5-6 dakika
amını siktim. Amı vıcık vıcık olmuştu
yine. Amının sularını yarağımın
başına bulaştırarak göt deliğine yüklendim. Birkaç
denemeden sonra yarağımın kafası götüne girmiş ve
yengemden, “Ihhhhhh!” diye bir ses gelmişti. Ama dinlermiyim
hiç, birdaha yüklenmemle birlikte kalanını da kökledim. Yengem,
“Uffff! Yanıyor! Çıkart! Öldüm!” dedikçe, ben, “Geçer
şimdi aşkım!” diyor, yengemin götüne pompalamaya devam
ediyordum. Biliyordum, acı çekiyordu. Götünün içine bir boşalabilsem
rahat bırakacaktım yengemi, ama bir türlü gelemiyordum. Bu sefer
boşalmam uzun sürecekti.

Bir 20-25 dakika
siktim yengemin götünü. Yengemin göt deliği artık
genişlemişti, çok rahat girip çıkıyordum götüne. Yengem de
artık sadece uzun uzun ıhılıyordu. Bir müddet sonra
geleceğimi hissedince bir baktım ki, deliğinden kan gelmiş,
yarağım kanlanmıştı. Canım yengeciğim benim,
bilse başına gelecekleri asla götten vermezdi. İçine
boşaldıktan sonra yarağımı götünden
çıkarınca, o da anladı götünün kanadığını.
Ama bana kızamıyordu, çünkü kadınlığını
sayemde yaşamıştı ve çok mutlu olmuştu.

Gitme vaktim
geldiğinde, yengem, “Cenabet gitme, duş al öyle çık!” dedi.
“Tamam!” dedim. Bana banyoyu hazırlamaya giderken ayakta zor
duruyordu. O oynak yengem, süt dökmüş kedi gibi olmuştu.

Zilli yengem
benim, hastayım senin o iri götüne!

119 total views, 3 today

Oğlum Bana Tecavüz Etti 2019

Ensest Hikayeleri 12 Mayıs 2019

Merhabalar, ben
İstanbul Ataşehir’den Kerem. Size kaynanamı nasıl
becerdiğimi anlatmak istiyorum. Bundan 4 yıl önce üniversitede Meltem
ile tanıştım. Ben üçüncü sınıftım, o ise birinci
sınıftı, ortak bir iki dersimiz vardı. Zamanla ben
Meltem’den etkilendim ve çıkmaya başladık. Bir yıl kadar sonra
bir gün Meltem annesiyle tanıştırmak için beni evlerine davet
etti. Meltem’in annesi ile babası 8 yıl önce
boşanmışlar, bu yüzden sadece annesi ile
tanışacaktım.

Evlerine
gittiğimde, kendi annem gibi şişman, yaşlı bir anne
beklerken, henüz 38 yaşında, sarışın, muhteşem
bir fiziğe sahip, müstakbel kayınvalidem Pınar teyze ile
tanıştım. Meltem’in güzelliği annesinden geliyordu, belli.
Bu ziyaretten sonra beni sevmiş olacak ki, annesi sık sık davet
etmeye başladı. Bazen de Meltem evde yalnızken beni
çağırıyordu rahatça sevişmek için…

Bir gün Pınar teyze beni aradı ve konuşmak istediğini
söyledi. Ben de, “Tamam, akşam Meltem’le gelirim!” dedim. Pınar
teyze, “Olmaz, yalnız konuşmamız lazım, hemen gelebilir
misin?” dedi. “Olur…” dedim, ama çok merak etmiştim ne konuşacak
diye. O dönem çalışmıyordum, Meltem de okuldaydı. Hemen
gittim. Pınar teyze beni içeri aldı, çok güzel gözüküyordu ve güzel
bir kokusu vardı. Çay falan demlemişti. Ben heyecanla ve
endişeyle ne konuşacağımızı merak ediyordum.
Bana, “Kerem, Meltem’le ciddi bir ilişki düşünüyor musun?” dedi. Ben
de, “Tabi ki Pınar teyze, kısmet olursa evlenmeyi planlıyorum
ileride!” dedim. “Peki cinsel birliktelik yaşadınız mı?”
dedi. Ben şok olmuştum. “Hayır!” diyebildim kekeleyerek.
“Doğru söyle!” dedi. “Yemin ederim!” dedim. “Ama geçen hafta ben sizi
gördüm!” dedi. Donup kaldım, “Nasıl, nerede?” diyebildim. “Burada,
Meltem’in odasında! Ogün işim erken bitti, geldiğimde sizi
Meltem’in odasında birlikte gördüm, yarı çıplaktınız!”
dedi.

Doğru
söylüyordu. Ne diyeceğimi bilemedim başta, “Pınar teyze özür
dilerim, ama biz birlikte olmadık, yemin ederim sana, istersen Meltem’e de
sorabilirsin!” dedim. “Neden yarı çıplaktınız o zaman?”
dedi. “Yani birbirimize dokunduk sadece, ama bir birleşme olmadı,
yemin ederim!” dedim. “Bak Kerem, sen kızımdan 4 yaş büyüksün,
kızım bazı şeylere hazır olmayabilir. Daha onun için
erken böyle şeyler, belki senin için de…” dedi, sonra bana yan yan
baktı. “Biliyorum Pınar teyze! Onu incitecek bir şey yapmam,
emin ol!” dedim. “Yani sakın ola zorlama onu. Bizim boşandığımız
dönem zorlu bir süreçten geçti. O yüzden bazı konularda hassas olabilir.
Seni de anlıyorum, hormonların bazı şeyleri istiyor
olabilir, ama lütfen dikkatli ol!” dedi. “Olurum Pınar teyze, sen merak
etme!” dedim. “Biz seni ailecek sevdik, her türlü sorununda, probleminde bana
açılabilirsin!” dedi. “Olur, tabi ki!” dedim. “Hormonlarının
seni yönlendirdiği dönemlerde Meltem’i zorlama olur mu? Cinsel bir
birliktelik yaşamak istediğinde, bu işi yapan temiz bir
kadın tanıyorum, istersen ona yönlendirebilirim seni!” dedi.

Çok
şaşırmıştım, “Nasıl yani Pınar teyze?”
dedim. “Bayağı işte, eskortluk yapan bir
tanıdığım var. Onunla tanıştırabilirim seni
istersen!” dedi. Kesin benim sadakatimi test ediyor diye düşündüm, “Olur
mu öyle şey Pınar teyze, evlenene kadar kendime hakim olurum ben!” dedim.
“Tamam, sen yine de düşünürsün oğlum, sonuçta erkeksin, bu da bir
ihtiyaç!” dedi. O gün öyle ayrıldım ordan, böyle bir konuşmadan
Meltem’in haberi yoktu ve olmamalıydı da.

Aradan bir hafta
kadar geçtikten sonra yine beni akşam yemeğine davet ettiler. Gittim.
Yemekten sonra Meltem bir ara tuvalete girince, Pınar teyze bana,
“Teklifimi düşündün mü?” dedi. “Ne teklifi?” diyerek geçiştirmeye
çalıştım. “İşte biliyorsun, haftaya Meltem yok, babasının
yanına gidiyor İzmir’e!” dedi. “İlla beni biriyle birlikte
olmaya zorluyorsun Pınar teyze!” dedim gülerek. “Oğlum ben seni
aileden biri gibi görüyorum ve seni de düşünüyorum. Meltemin problemli
olduğunu biliyorum, sana da yardımcı olmak istiyorum!” dedi. O sırada
Meltem geldi konuyu kapattık.

Bu teklif geri çevirilir mi, çevirilmez mi diye düşünerek geçirdim iki
günü. En sonunda Pınar teyzenin doğru söylediğini kabul etmek
zorunda kaldım. Meltem bu konuda ileri gitmeme izin vermediği gibi,
çok da kıskançtı. Yaklaşık bir senedir cinsel birliktelik
yaşamamıştım bu yüzden ve durumum iyi değildi.

Sabah
yatağımda, Pınar teyzeyi arayıp aramamayı
düşünürken telefonun çaldı. Bir baktım Pınar teyze
arıyordu. İnternet bankacılığı ile ilgili bir
şeyler sordu, anlattım. Bir şeyler yapıp konuyu açmam
gerekiyordu. Pınar teyze kelimeleri ağzımda gevelemeye
başladığımı farkedince, “Teklifimle ilgili bir karar
verdin mi?” dedi. “Pınar teyze yanlış anlamazsın
umarım… Sanırım anlattıklarında haklısın.
Meltem bu konuda hassas ve aynı zamanda da kıskanç. İki
yıla yakındır bir birliktelik yaşamadım…” diye yalan
söyledim. Oysa ki Meltem’le çıkarken iki kere eski bir kız
arkadaşımla birlikte olmuştum. Ben öyle deyince, Pınar
teyze, “Yapma yaaaa!” dedi uzatarak ve halime acır gibi, sonra da, “Tamam
o zaman, ben ayarlıyorum o kadını, sen canını
sıkma!” dedi, benim başka bir şey dememe fırsat vermeden
kapadı telefonu.

Ben
şaşkınlığı üzerimden atamadan 10 dakika sonra
telefonum tekrar çaldı. Pınar teyze, “Ayarladım, bugün
öğleden sonra ne yapıyorsun?” diye sordu. Saate baktım 11:30’du.
Hemen duş alsam, etek traşı falan yarım saat sürerdi. En
fazla bir saate hazır olurdum. “Saat 13:00 gibi müsait olurum Pınar
teyze!” dedim. “Tamam, sen 13:30’da bizim evde ol” dedi ve telefonu
kapattı. Bizim evde mi demişti, ben mi yanlış
duymuştum? Elin eskortuyla kendi evinde mi buluşturacaktı beni
anlamadım. Belki de oradan gönderecekti beni diye düşündüm.

Banyoya girip
iyice temizlendim, güzelce giyindim, parfüm sürdüm ve yola düştüm. Saat
13:15’te oradaydım. Kapıyı Pınar teyze açtı. Yine çok
güzeldi bugün. Altında siyah bir tayt, üzerinde kalçasını
kapatmayan sarı bir tişört vardı. “Oooo erkencisin!” dedi.
“Yollar fazla kalabalık değildi…” dedim. İçeri davet etti. “Bu
hanımefendi buraya mı gelecek Pınar teyze?” dedim. “Aaa evet,
biraz sonra burada olur!” dedi. Şaşırmıştım, ama
başka da bir şey soramadım. Saat 13:30 oldu kimse gelmedi. 13:45
oldu, halen kimse yok. Pınar teyze de sürekli bir şeylerle
uğraşıyordu. En son saat 14:00 olunca, “Gecikti
sanırım bu bayan?” diyebildim. “Dur bir arayayım Şule’yi!”
dedi telefonunu aldı öbür odaya gitti. Telefonda kouşurken
duyabiliyordum, “Nerde kaldın?” falan diyordu.

Telefon görüşmesini bitirip yanıma geldi ve “Gelecekmiş
yarım saate kalmadan!” dedi. Sabırsızlıkla beklemeye
başladım. Ama saat 14:30 oldu ve halen kimse gelmeyince, “Pınar
teyze ben umudu kestim, gelmeyecek bu hatun!” dedim. Öbür odaya gitti tekrar
aradı. İçeriden bu sefer sesi daha yüksek geliyordu, “Neden, ne
oldu?” falan diye soruyordu. Bir aksilik olduğunu anladım. İçeri
gelince, “Gelmeyecek değil mi?” dedim. “Yaa kusura bakma Keremciğim.
Acil bir işi çıkmış, gelemeyecekmiş, tüh yaaa!” dedi.

Moralim gerçekten
bozulmuştu. Bunu anlamış olacak ki, “Ya üzüldün değil mi
Kerem, o kadar da hazırlandın!” dedi. “Evet ama ne yapalım…
Neyse ben kalkayım o zaman!” diyebildim umutsuzca. “Dur bir dakika, sana
bir söz verdim, tutacağım. Benim yüzümden bu duruma düştün,
lütfen biraz daha oturur musun?” dedi. Başka birini arayacak herhalde diye
düşünerek, “İyi peki!” dedim, içimden de (Bu kadar hazırlık
boşa gitmesin!) diye geçirdim. Pınar teyze yine öbür odaya gitti. Ama
busefer kapıyı kapatmıştı, birşey
duyamıyordum.

Televizyondaki programa dalmıştım ki, birden gözlerimin önünü
karardı. Birisi gözlerimi eşarp gibi birşeyle bağlıyordu.
“Ne oluyor?” dememe kalmadan, “Şşşşttt!” diye bir ses
omuzlarıma yüklendi, sonra kulağıma, “Kendini sal, seni
rahatlatacak kadın geldi!” dedi ve beni sırtüstü yatırdı.
Pınar teyzeydi bu konuşan. Ne zaman gelmişti diğer
kadın, dışkapının sesini bile
duymamıştım. Sonra yüzüme yumuşak birşey
yaklaştı, burnuma ve ağzıma sürtünüyordu. Bu sürtünmeden
dolayı gözümdeki eşarp açılmıştı. Aman
Tanrım! Jartiyerli ve tangalı bir göt yüzüme
sürtünüyordu. Dilimi göte ve küloda sürtmeye başladım. Bu arada
kadın iyice yüzüme oturmuştu, pantolonumun kemerini ve
fermuarımı çözüyordu. Pantolonumu boxerımla birlikte
sıyırdı. Yarağım istemdışı olarak
sertleşmişti. Kadın yüzüme amını bastırırken
biryandan da yarağımı emmeye başladı. O kadar güzel
bir duyguydu ki, sanki iliklerimi çekiyordu.

Zevk sarhoşu
bir şekilde kafamı bacak arasından çıkarıp
yarağıma bu güzel muameleyi yapan kadına
baktığımda hayatımın en büyük şokunu geçirdim:
Pınar teyzeydi bana sakso çeken kadın. “Pınar teyzeee!”
diyebildim. Pınar teyze, “Şşşşşttt… Rahat ol,
kendini bana bırak!” dedi ve yarağımı tekrar
ağzına aldı. “Olmaz Pınar teyze!” diyerek kendimi çektim ve
doğruldum, kotuğa oturdum. “Ne oldu Kerem?” dedi. “Olmaz yapamam!”
dedim. “Neden? İhtiyacın vardı işte, ben de
ihtiyacını gideriyorum!” dedi. “Ben böyle düşünmemiştim!”
dedim. “Ne olmuş yani, ayarladığım kız gelseydi rahat
rahat düzecektin onu ama!” dedi. “Ama sen benim kayınvalidem
sayılırsın!” dedim. “Bana bak!” dedi kızgın bir sesle,
“Senin ihtiyacın oluyor da benim olamaz mı, ne kadar egoistsin!” dedi
bağırarak.

Bana bağırırken şöyle bir süzdüm Pınar teyzeyi, en son
becerdiğim kızdan çok çok daha güzeldi. Muhteşem bir kalça,
göğüsler dik, siyah bir jartiyer, üzerinde dantelli bir sütyen içinde bir
afetti Pınar teyze. Bunları düşünürken inen aletim tekrar
dikeldi. “Tamam, pes!” dedim. Bana tekrar yaklaştı,
bacaklarımın arasına diz çöktü ve “Farzet ki ben Şule’yim!”
dedi. “Hmmm… Neden gelmedi Şule peki?” dedim yarağımı
tekrar ağzına alırken. Bir iki yalamadan sonra
yarağımı ağzından çıkardı ve “Şule diye
biri yoktu zaten!” dedi ve gözlerimin içine bakarak yarağımı
tekrar emmeye devam etti. Müstakbel kayınvalidemin
kurnazlığı karşısında
şaşırmıştım, “Neden böyle bir oyuna
giriştin?” diye sordum. “Benim de 8 yıldır kimseyle birlikte
olduğum yok, birbirimize yardımcı oluyoruz diye düşün!”
dedi ve yarağıma tükürerek emmeye devam etti. Müthiş zevk
alıyordum.

Sonra
yarağımı emmeyi bırakıp ayağa kalktı,
külodunu çıkardı, yarağımı sıvazlayarak
kucağıma çıktı ve hızlıca yarağımın
üzerine oturdu, iki hamlede yerleştirdi amının içine.
Sımsıcak, ıslak ve dardı deliği. Köküne kadar girince
derinden bir ‘Ooaaawww!’ çekti ve oturup kalkmaya başladı. Yavaş
yavaş oturup kalkmaları hızlandıkça hızlanıyordu.
Ama çok fazla sürmeden ikimiz de aynı anda inleyerek boşaldık.
Döllerim amına fışkırırken birbirimize
kenetlenmiştik. Birkaç dakika o şekilde kaldık,
yarağım amının içinde halen kalp gibi atıyordu…

Kucağımdan
inip tekrar yarağımı yalamaya başladı. Amdan
sikişmiştik, fakat benim aklım götünde kalmıştı.
Kalkıp önümde domalttım müstakbel kayınvalidemi. Tıpkı
benim gibi o da her yerini temizlemişti, amında ve götünde kıl
tüy birşey yoktu. Götünün yanaklarını ayırıp göt
deliğini koklayıp öptüm. Mis gibi kokuyordu. Yalamaya
başladım. Göt deliğine dilimi sokabildiğim kadar sokup
çıkarıyordum. “Ohhh Keremmm, harikasınnnn! Ohhhh, çokkk güzelll,
mmmhhh!” diye inliyordu. Sonra doğrulup yarağımı göt
deliğine dayadım. “Ohhh, evet, arkama gir erkeğimmm, ohhh!”
dedi. Yavaşça götünün içine kaydırdım tükürüklediğim
sikimi. Göt deliği amından çok daha da dardı. Tamamı içine
girince bu sefer ben, “Ohhhh, Pınar teyzeee, göt deliğin çok güzel!”
dedim. “Pınar teyze değil, Pınar de bana artık erkeğimmmm,
becer beni arkamdan, kadının yap!” diye inlemeye başladı
ben yavaş yavaş götüne girip çıkarken.

Az sonra
hareketlerimi hızlandırdım. Göt deliği
alışmıştı iyice. Götünden tamamen çıkıp
tekrar köküne kadar giriyordum. Durmadan da tükürüklüyordum. “Ohh
Pınarrr… Muhteşemsin, hiç böyle harika bir göt sikmemiştim!”
dedim. Biraz önce amına boşaldığım için ikinciyi
boşalmam uzun sürecekti. Rahat bir yarım saat siktim götünü.
Boşalacağımı anlayınca, “Gelmek üzereyim Pınar!”
dedim. Hemen önümden çekildi ve bana döndü, yarağımı
ağzına aldı tekrar. İğrenmemesine şaşırmıştım,
demek ki bu kadar azmıştı. Sikimi emiyordu yine. “Geliyorum!”
dedim uyarma amaçlı, ama emmeye devam etti, gözlerini kapatıp açarak
ağzına boşalmama onay verdi. Az sonra öyle bir boşaldım
ki, hayatımda hiç böyle boşaldığımı
hatırlamıyorum. Döllerim ağzının kenarından
taştı…

Sonra birlikte banyoya girdik, duş alıp çıktık. Beni duvara
dayadı ve “Sabaha kadar beni sikmeni istiyorum Kerem. Şuleyi sikmek
için neler planladıysan kafanda, aynısını bende
uygulayabilirsin, herşey serbest erkeğim!” dedi, önüme çömelip
yarağımı emmeye başladı. Ben bunu duyunca iyice
aşka geldim, kazık gibi olmuştu yarağım tekrar.
Ayağa kaldırıp, ben ayaktayken kucağıma aldım
Pınar teyzeyi ve sikime oturttum. O da ensemden tutunup sikimin üzerinde
zıplamaya başladı. “Seni her pozisyonda sikeceğim
Pınar!” dedim. “Sik aslanım, orospun yap beni!” dedi.
Kucağımda biraz daha zıplattıktan sonra salonun
ortasındaki masaya domalttım, götüne girdim tekrar. Pınar
teyzenin inlemeleri artmıştı. Ben arkadan götüne koydukça
memeleri ileri geri sallanıyordu. Terlemiştik. Ben vurdukça
‘Şap, şap, şap!’ ses çıkıyordu götünden.Sonra tekrar
kucakladım ve mutfağa götürüp mutfak tezgahına oturttum.
Amını uzun uzun yaladıktan sonra amına girdim bu sefer
yine. Biraz öyle amını siktikten sonra, tezgahtan indirdim. Dönderip
tezgaha domalatacakken, “Hadi beni yakala!” diyerek mutfaktan kaçtı, kayboldu. “Nereye kaçtın bebeğim?” diye peşinden
gittim. Odalara bakarken Meltem’in odasında buldum, Meltem’in yatağında
domalmış beni bekliyordu. Hemen geçtim arkasına ve götüne
yerleştirdim. Sevgilimin yatağında annesini sikiyordum. Meltem
görse ikimizi de affetmezdi ömür boyu.

O kadar sert
sikmeye başladım ki, artık çığlık atmaya
başladı Pınar teyze. Bir amına, bir götüne sokuyordum. Az
sonra “Geliyorum!” diye uyardım yine. “İçime boşal Kerem,
hepsini içime istiyorum!” dedi inleyerek. Ellerini belinde kelepçe yapıp
yüzünü yatağa dayamasını sağladım. Göt deliğine
vura vura saçında çekerek içine akıttım bütün döllerimi tekrar.
Çok yorulmuştuk, bir süre ara verip dinlendik. Ama o gece üç posta daha
siktim müstakbel kayınvalidemi.

Bu olaydan sonra artık iki günde bir gidip Pınar teyzeyi sikmeye
başladım. Meltem okulda olduğu her gün, gidip annesini
amından götünden sikiyordum. Daha sonra Meltem’le evlendik. Evlenmemize
rağmen kayınvalidemle sikişmekten vazgeçemedim. Onun götünden
vazgeçemiyorum bir türlü. O da her fırsatta kendine çaktırmak
istiyor, sık sık bize geliyor. Her fırsatını
bulduğumda kaynanamı sikiyorum. Zaten Meltem’in cinsel korkuları
var, fazla sikip daha da korkutmak istemiyorum onu. Ne de olsa
anasını doya doya sikiyorum!

222 total views, 1 today

Kaliteli Reklamsız sekshikayesi oku

Seks Hikaye, Seks Hikayeleri 12 Mayıs 2019

Merhaba ben Ayla, şu an 36
yaşındayım ve evliyim. 22 yaşındayken severek
evlendim. Kocamla her yönden güzel anlaşıyorduk ve seks
hayatımız da iyi gidiyordu. Elbette herkes gibi fantazilerimiz
vardı, ama değişik heyecanları başka erkek ve
kadınlarda aramıyorduk. Yani sıradan insanların
sıradan hayatlarını yaşıyorduk. Tabii ben de, kocam da
dışarıda başka erkek ve kadınlara kaçamak
bakışlar atıyorduk. Ama bunlar masumane kaçamaklardı ve bu
konuda birbirimizi sıkıştırmıyorduk.

Evlenmeden önce bakireydim ve
fazla seks yaşamamıştım. Lisedeyken erkeklerle
arkadaşlıklarım oldu, onlarla öpüştüm ve soyunmadan
seviştim. Sadece birisi (Esat) göğüslerimi yalamış ve
amımı külot içinden okşamıştı. Ben de
Esat’ın yarağını külot içinden avuçlamıştım.
O zamanlar Esat’ın yarağı bana epey büyük gelmişti. Ama
ötesi yoktu, seks konusunda tüm yaşadığım buydu. Okul
dönemleri bittiğinde, Esat’la lişkimiz de bitmişti. Ben de
arkasından ağlayıp, gözyaşı dökmedim, çünkü ona
aşık değildim ve onunla evlemeyeceğimi biliyordum. Ama
ilişkimiz sürerken bana hep, “Benden başka biriyle evlenirsen, bu
okşadığım, ama sikemediğim amını sikmek
isterim!” derdi. Ben de o zamanlar onu kırmamak için, “Olur!” derdim.

Evlenmeden birkaç yıl
öncesi ve evliliğim boyunca Esat’ı ne gördüm, ne de ondan bir haber
aldım, ta ki geçenlerde bir kız arkadaşımla kafenin birinde
akşam kahvesi içene kadar. Kafede Esat’la göz göze geldik ve ikimiz de
tutuk kaldık, önce o cesaretini toplayıp bana, “Merhaba!”
diyene kadar. Nasıl davranacağımı bilmiyordum, yine de
nezaketen, “Merhaba!” dedim. Ayaküstü bir konuşmadan sonra benden
telefon numaramı istedi, ben de art niyet düşünmeden verdim. O
gittikten sonra, eskiden söyledikleri aklıma geldi ve panikledim. Ya
gerçekten beni sikmek isterse ne yapacaktım? Sonuçta onunla
sikişmediysem de bir ilişki yaşamıştım.
Aklımdan türlü şeyler geçiyordu, acaba numaramı mı
değiştirsem gibi. Ama kocama gerekçesini nasıl
anlatacaktım? Esat beni kocama anlatmakla da tehdit edebilirdi. Bu
karışık duygularla evin yolunu tuttum…

Daha eve varmadan beni
aradı ve yarın buluşmayı teklif etti. Bu arada o da
evlenmiş ve çoluk çocuğa karışmıştı.
Bunları duymak beni biraz rahatlattı ve teklifini kabul ettim. Lisede
yaşananlar geçmişte kalmış ve artık unutulmuş
olmalıydı. Bu karışık duygularla onunla buluşmaya
karar verdim.

Ertesi gün tenha bir yerde,
tenha bir restoranda buluştuk. İkimiz de biraz çekingen halde sohbet
etmeye başladık, ama sohbet ilerledikçe yabancılık ve
çekingenlik kayboldu. Birbirimize aile ve iş
yaşantımızı anlatırken, elbette eski günlerden
bahsetmemek olmazdı. O günleri andıkça, onunla birlikteyken
birbirimizi nasıl arzuladığımızı, ama bekaret
nedeniyle yaşamak istediklerimizi ertelemek zorunda
kaldığımız düşünceleri aklımdan geçiyor, ama bunu
ona anlatmıyordum. Lafı dolaştırıp konuyu açan o oldu,
gençlikte arzulara gem vurmanın ne kadar zor olduğunu ve
düşüncelerimizin ne kadar sığ olduğundan bahsetti.
Sonrasında can alıcı soru geliyordu ve bana, ‘Sözümü
hatırlayıp hatırlamadığımı?’ sordu.
Hatırladığımı, ama bunun masumane gençlik düşleri
olduğunu ve gerçekleşmeyeceğini söyledim. O da bu saatten sonra
aramızda duygusal bir şeyin zaten gelişemeyeceğini ve
yaşlarımızın epey ilerlediğini söyledi. Bundan sonra
yaşayacaklarımız gençlik günlerinden ilham almak, şu
sıradan ilerlemiş yaşantımızda kısa bir heyecan
yaratmak olabileceğinden bahsetti.

Aslında doğru
söylüyordu. Bundan sonra hayatımızda böylesi heyecanları
yaşamak ve sıradanlıktan sıyrılmak olanaksız
gibiydi, ama ona bunu belli etmedim. Esat, evlendikten sonra seks konusunda
birkaç kaçamağın ötesine gitmediğini anlatıyordu. Kafamdan
neden olmasın diye geçirirken, bir taraftan da aldatmanın kötü
olduğu duvarına çarpıyordum. Öte taraftan bu tür ahlaki
değerlerle kendimizi boşuna
sınırladığımızı, hayattan zevki almamız
gerektiğini düşünüyordum. Esat bu konularda konuştukça, ben
aklımdaki çelişkiyle bir yandan da ıslanıyordum.
Esatın daha önce okşadığım ama tadına
bakamadığım yarağının amıma girişini
düşünmek beni azdırıyordu.

Esat, “İstediğin
bir gün buluşur, yarım kalan işimizi bitiririz ve konu orada
kapanır!” diyor, aklımı çeliyor ve beni tava getiriyordu.
Birden ağzımdan nasıl çıktı anlamadım,
“Tamam o zaman!” deyiverdim. O da bana Kumburgaz’da bir
yazlıklarının olduğunu ve bu mevsimde rahatsız
edilmeden yaşayamadıklarımızı
yaşayabileceğimizi söyledi. “Peki tamam, haftaya orada
işimizi görür, bir daha da bu konuyu açmayız!” dedim. Çok mutlu
olmuştu ve “Elbette sen istemezsen bir daha olmaz!” dedi.

Bir hafta sonra buluşup
yola koyulduk. Yazlığın bulunduğu siteye geldiğimizde
in cin top oynuyordu. Bu da beni çok rahatlatmıştı, çünkü
sonunda rezil olmakta vardı. Yazlığa girdiğimizde kendimizi
önce koltuklara bıraktık. Sonra Esat hafif alkollü birşeyler
hazırlayıp geldi ve içmeye başladık. Yanımda
oturuyordu, nefesini boynumda hissediyordum. Hafifçe öpmeye
başlamıştı. Sanki vücuduma elektrik veriliyordu. Bu
öpücükleri eskiden tanımama rağmen, kocamdan sonra tuhaf geliyordu.
Benim karışık duygularımı anlamış olacak ki,
elleri hızlı bir sonuca ulaşmak için bacaklarıma ve oradan
amıma doğru hareketlendi. O okşadıkça ben de
gevşiyordum, bacaklarım kendiliğinden aralanarak ellerinin
amıma daha kolay ulaşmasını sağlıyordu.
Dudakları dudaklarıma değiyor ve öpücüklerine
karşılık bekliyordu. Ben de artık onun
dudaklarını emiyor ve istediği
karşılığı veriyordum.

Birden beni kucaklayarak yatak
odasına doğru hareketlendi. Yatağın üstüne
bırakınca ellerim amıma doğru gitti ve ıslanan,
dudakları şişen amımı okşamaya
başladım. O da beni seyrediyor, bir yandan da soyunuyordu. Yatakta
yanıma uzanınca benim de üzerimi soymaya başladı ve sütyen
külotla kaldım. Yarağı göbeğime değiyor ve
büyüklüğü konusunda yanılmadığımı, kocamın
sikiniden sonra daha iyi anlıyordum. Sütyenimi adeta törenle
çıkarttıktan sonra memelerimi yalamaya ve bir yandan da
amımı kendi ellerimden devraldı. Sonrasında bütün vücudumu
diliyle keşfetmeye başladı. Boynumu, göğüslerimi,
göbeğimi yalıyor ve amımı külottan kurtararak ortaya
çıkarıyordu. Şimdi çırılçıplaktım ve
yalayarak en sonunda amıma ulaştı. Daha yeni traş
olmuş amımı diliyle kudurtmaya başladı.
Yarağının sıcaklığını
yumuşaklığını göbeğimde hissetmek ve
amımın yalanması, benim ilk orgazmımı yaşamama
yetmişti bile. Sular seller gibi boşalıyordum o ise yalamaya
devam ediyordu.

Sonra 69 olduk,
yarağını ağzıma almak bana acayip zevk veriyordu.
Artık zamanı geldiğini düşünerek, “Hadi sik beni!
Amımı kudurttun, şimdi yar onu, emziğini ver, sok
içime!” diyerek hazır olduğum mesajını verdim.
“Bu kadar aceleci olma, anın tadını çıkar, o
amını sikebilmek için çok bekledim ve doyurabilmek için bir
haftadır kimseyi sikmedim. Meraklanma en az üç posta sikeceğim
seni!” dedi. Beni dört ayak pozisyonuna getirdi ve arkadan sikini
amıma sürtmeye başladı. Siki amımın ağzına
geldikçe kendimi arkaya atıyor ve sikini içime almaya
çalışıyordum. O ise kafası giren sikini
çıkartıyor ve amımın dudaklarına sürtmeye devam
ediyordu. Sonra birden kafasını soktu ve ben de yine kendimi geriye
esnettim. Artık yarağının yarısı içimdeydi ve
kalınlığı nedeniyle müthiş zevk veriyordu. “Hadi
kalanını da sok, dışarıda bir şey kalmasın,
kanırtarak sik beni!” diye inliyordum.

“Harika bir amın var,
içi ateş gibi yanıyor ve bu yaşına rağmen halen dar.
Amını yarağıma doyuracağım, tadını
unutamayacak!” diyordu. Bu arada yavaş yavaş sikinin
kalanını da sokuyor, bazen kısa aralıkla çekerek
fazlasını tekrar amıma yerleştiriyordu.
Taşaklarını götümde hissettiğimde amımın içinde sanki
soba borusu varmış ve amım yırtılmış gibi
hissediyordum. Aynı zamanda kendime bu tadı daha önce niye
yaşamadım diye kızıyordum. Evlendikten sonra ne
çıkarsa bahtına oluyor, başka yarakların tadına
bakılamıyordu. Ohhh işte buydu, zinciri
kırmıştım ve tadını çıkarmalıydım.

Esat sikini kökledikten sonra
bir müddet öyle kaldı. Siki sanki rahim ağzıma
dayanmıştı. “Biraz amın alışsın
güzelim, anlaşılan kocanın siki yeterince büyük
değilmiş, yoksa almakta bu kadar zorlanmazdın!” diyerek
hafif hafif girip çıkmaya başladı. Ben de, “Hadi
erkeğim, yarım kalan işini bitir, artık bu am senin, onu
evire çevire sik! Amım sikilmek neymiş görsün!” diyordum. Arada
da, “Ohhhh geçir, amımı del!” diye onu ateşliyordum.
Konuşmalarım karşısında hareketlerini
hızlandırmıştı. Ben se, “Evet, işte böyle
kökle, sertçe, hoyratça sik amımı, geçir
yarağını!” diyerek daha da hızlanmasını
sağlıyordum. Yarağı içime motor pistonu gibi girip
çıkıyor, beni hızlı bir orgazma
yaklaştırıyordu. Amımı sikerken memelerimi avuçluyor,
her tarafımı mıncıklıyordu. Ve inleyerek hiç
olmadığım kadar şiddetli bir orgazmla boşaldım.

“Ben bittim!” dediğimde, bana, “Bu daha
başlangıç, bu amı bir kerelik sikmeyle bırakır
mıyım hiç? Ama önce bir de götünün tadına bakalım!”
diyerek amımdan çıkardı götümün deliğine sürtmeye
başladı. İtiraz eder gibi göründüm, ama kocama bile 1-2 seferden
fazla vermediğim götümün de bu güzel yarak tarafından sikilmesini
istiyordum. Esat götümün deliğine tükürüp, yavaş yavaş parmağı
ile göt deliğime masaj yapmaya başladı. Biraz sonra bir
parmağını içime itmeye başladı. Bir parmağı
götüme girmişti ve acayip zevk almıştım, ama siki daha
kalındı ve şimdi onu da tükürükleyip götüme değdirmeye
başlamıştı. O hissi hiçbir zaman unutmayacağım,
çok hoşuma gidiyordu. Ve bastırmaya başladı, bana
devamlı kendimi serbest bırakmamı, yoksa canımın
acıyacağını söylüyordu. Elimden geldiğince
söylediklerine uyuyordum.

Götümün yanaklarını
tutarak ikiye ayırdı ve iyice yüklenmeye başladı. Bir
sızı ile içime girdiğini hissetim, bağırmamak için
yastığı ısırdım. Çok nazik hareketlerle
ilerlemeye başladı. Canım acıyordu, ama çok fazla
değildi. İşini kesinlikle çok iyi biliyordu. Biraz daha, biraz
daha derken, en sonunda kasıklarını kalçalarımda
hissetmiştim. Canım halen acıyordu. Bir süre öyle bekledi, alışmam
içindi herhalde. Sonra yavaş ve sakin hareketlerle ileri geri
yapıyordu. Canımın acısı gittikçe azaldı ve
yerini zevke bıraktı. Şimdi daha rahat girip çıkıyordu
ve hızlanmıştı. Esat şu ana kadar daha
boşalmamıştı. Arkamda hızını artırmaya
başladı. Ben, “İçime boşal, götümü doldur döllerinle
erkeğim!” diye inlerken, o daha da hızlanıyor ve benim daha
çok hoşuma gidiyordu. Birden çok sert bir şekilde yüklendi ve
boşalmaya başladı. Sanki götümün içinde bir yanardağ
patlamıştı. Dölleri içime sıcak sıcak akarken, Esat
öylece duruyor, titriyordu. Biraz içimde bekledi ve çıktı götümden.

“Çok güzel bir götün var,
kütür kütür yarıldı ve artık yarağa alıştı.
Kocana daha sık verirsin bundan sonra!” diyerek gülümsedi. “Sen
de usta bir sikicisin. Amımın da, götümün de hakkını
verdin. Kocamı aldattığıma değdi!” diye
yanıtladım. İçimden de kendime bundan sonra ne
olacağını soruyordum. Bu sikişin tadını unutmak
zordu, ama kocamı da seviyordum. Sanki iç sesimi duymuş gibi,
“İstersen bir daha olmaz, ama benim sikimin tadına bakan am
döner dolaşır yeniden gelir. Madem kocan seni doyuramıyor, belki
anlayış gösterir, seni birlikte bile sikebiliriz!” dedi.

Aslında fena fikir
değildi. Kocam tutucu bir insan olmadığı gibi, ona da
başka kadınlar bularak, karşılığında ben de
başkalarıyla sikişebilirdim. Zaten bu saatten sonra, aşk
meşk, bağlanmak gibi duygular bize uzaktı. “Olabilir, ama
bir şartım var, karını da kocam sikecek, ne dersin?”
diye cevap verdim. Esat biraz durakladı ve “Neden olmasın?
Böylece ben de seni daha rahat sikebilirim!” dedi.

İşte asıl hikaye
böyle başladı. Esat’ın karısını da kocama
ayarladık. Şimdi hep beraber sikişiyor ve birbirimizi
kıskanmıyoruz. Hatta bazen kocam Esat’ın karısını
biz olmadan sikiyor, ben de Esat’la kocam olmadan sikişiyorum.
Hayatın tadını çıkarıyoruz 

43 total views, 0 today

Gerçek Ensest Hikayeler

Ensest Hikaye, Ensest Hikayeleri 12 Mayıs 2019

Slm, ben Mehmet.
Ankara’da bir alışveriş merkezinde mağaza müdürüyüm. 30
yaşındayım, oldukça kaslı bir vücuda sahibim,
yıllardır vücut geliştirmeyle uğraşıyorum. Rahat
yaşamayı seviyorum, seks benim herşeyim. Sizinle, Güvenlikçi
Ebru’yla yaşadığımız sikişmeleri paylaşmak
istiyorum.

Saat 22:30 gibi işim bitiyordu mağazada. Aslında saat 22:00’de
kapanıyor alışveriş merkezi, o saatten sonra
çalışanlar kalıyor mağazalarda, tek tük müşteriler
oluyor AVM’de. Saat 23:00 gibi de servisler kalkıyor, ancak ben arabamla
gidip geliyorum. Kapıda görevli bir güvenlik görevlisi bayan vardı,
ilk gördüğüm günden beri dikkatimi çekmişti. Biraz ağır
makyajlı, kestane renkli saçlı, oldukça yapılı bir
bayandı, bazı günler sabahları, bazı günler geceleri
kalıyordu. Daha 1.5 ay falan olmuştu burda başlayalı.
İlk günler, Merhaba ve İyi akşamlar’la sınırlı
olan muhabbetimiz, bir süre sonra ayaküstü muhabbete dönüşmüştü. 35
veya 36 yaşında olmalıydı Ebru hanım. Sabahları
yoğun olduğundan, akşamları çıkışlarda
konuşuyorduk. Alyans yoktu parmağında, dikkat etmiştim.
Servisle işe gelip gidiyordu.

Ebru ile muhabbetimiz ‘Hanım’ ve ‘Bey’ hitaplıydı. Bir akşam, saat
22.30 gibi çıkarken kapıya yakın karşılaştık
Ebru Hanım’la. Ankara’nın ayazı meşhurdur, sarıp
sarmalanmıştı. O gün servisler geç kalmıştı, ben
de Ebru Hanım’a, “Bu soğukta üşümeyin, gelin ben sizi
bırakayım!” diye teklif etmiştim. Ebru Hanım servisi
beklemek için ısrar etti, ancak servisin geç kalması ve saat yüzünden,
“Tamam!” dedi. Arabama bindik, “Ay size de çok zahmet oldu
Mehmet Bey!” deyince, “Hiç olur mu, hem yolumun üstü zaten. Ama
artık şu ‘Bey, Hanım’ hitaplarını
kaldırsak?” dedim, “Peki Mehmet!” deyip
onaylamıştı.

Evinin önüne kadar geldik, “Ay çok zahmet oldu Mehmet sana da, çok
sağol!” dedi. “Önemli değil, görüşürüz!” deyip
ordan ayrıldım, sevgilimin evine gittim. Çok
hoşlanmıştım ondan, zaten kendimden büyük kadınlardan
hep hoşlanmışımdır. Biraz daha yakın olmak
istiyordum, enteresan bir seksiliği vardı.

O günden sonra muhabbetlerimiz mümkün olduğunca artmıştı,
öğle yemeklerini beraber yiyorduk. Çok güzel muhabbet ediyorduk,
birbirimizden açıkça etkilenmiştik. Bazı akşamlar onu evine
bırakıyordum, ama arkadaşça bir şekildeydik. Bir akşam
evine bıraktığımda, ona, “Sana daha yakın olmak
istiyorum!” demiştim, kabul etmişti. Flörtümüz adım
adım sevgililiğe doğru ilerliyordu. Dışarıda da
buluşmaya başlamıştık, ancak aramızda seks olarak
birşey geçmemişti.

Bir akşam çıkışta kapıya doğru ilerliyordum, Ebru
yoktu. Güvenlik görevlilerinin giyindiği bir oda vardı, oraya
doğru yürümeye başladım. Belki ordadır diye
düşünüyordum ki, Ebru arkamdan, “Mehmet!” diye seslendi. Döndüm,
“Ben de sana bakmaya geliyordum canım!” dedim. “Giyinme
odasına gidiyorum, bekle çıkarız birazdan!” deyip odaya
girdi. Ben dışarda kalmıştım. İçerden bir bayan
görevli daha çıktı, sanırım yalnızdı içerde.
Önceden görmüştüm, dolaplar sıralı, ortada oturacak yerler
vardı içerde. Yavaşça kapıyı açtım, Ebru arkası
dönük, güvenlik montunu çıkarmış, siyah sütyeninin kopçası
görünüyordu. Kapının açıldığını duyunca
irkilerek döndü, beni görünce, “Ay! Sen miydin? Kızlardan biri
girmiştir diye döndüm!” dedi, elleriyle siyah sütyenini ve iri
göğüslerini kapatmaya çalışıyordu. Gülümseyerek yanına
gittiğimde, “Ne yapıyorsun, çık! Biri gelecek!” dedi.
Ellerini göğüslerinden çektim, oldukça diri ve iri görünüyorlardı.
Utanmıştı. Yanaklarını okşamaya
başladım. “Yapma, biri gelir, rezil oluruz!” diyordu.
“Merak etme, kimse gelmez. Bir sen kaldın!” dedim. “Olmaz,
saçmalama!” dedi. “Ne olmaz?” deyince,
“Düşündüğün şey!” dedi.

Elimle çenesini tuttum, “Düşündüğüm şey ne peki?”
dedim. Yanakları kızarmıştı, birşey demiyordu.
Ben, “Burda mı olmaz, yoksa hiç mi olmaz?” deyince, “Ya
biri gelecek, rezil olacağız!” diyordu. “Burada mı
olmaz?” diye tekrarladım sorumu.
“Burda olmaz!” dedi. Dudaklarına masum bir öpücük koydum.
“Ne olur yapma, bak basılacağız!” diyordu, ama
dinlemiyordum. Öpüşlerim arttı, elimi kalçalarına götürdüm.
Oldukça sıkılardı, okşamaya, sıkmaya
başladım götünü. “Çok seksisin!” deyip, boynuna indim.
Boynunu emiyordum. Göğüsleri vücuduma yapışmıştı.
Üstten harika görünüyorlardı. Kısık kısık inliyor,
“Burda olmaz, ne olur yapma!” diyordu. Aslında ben de
korkuyordum, ama o anda yaşadığım haz bu korkuyu
basıtıyor, üstüne daha da heyecanlandırıyordu. Ona hemen
orda sahip olmak istiyordum. Saat ilerlemişti, AVM çoktan
kapanmıştı ve biz sevişiyorduk. Üstünden o da
atmıştı korkuyu, benim elim artık pantolonun içinde, götünü
mıncıklamaktaydı.

Kendini bir anda çekti, “Yeter bu kadar!” dedi, korkuyordu
basılmaktan. O sırada, içerde tuvaletlerin olduğu kabinleri
gördüm. Elinden tuttum, bir kabine girdik. Girer girmez duvara
yapıştırdım, öpüşmeye başladık. Halen tutuk
bir şekilde öpüşüyordu. Pantolonunun düğmesini çözdüm, indirdim.
Siyah külodu ve sütyeniyleydi. Yapılı bir vücudu vardı. Klozetin
kapağını indirdim, oturdum, o da kucağıma oturdu.
Öpüşmeye başladık tekrar, elimizi çabuk tutmamız gerekiyordu.
Fermuarımı açtım, boxerımın deliğinden sikimi
çıkardım. Ebru’nun külodunu sıyırdım ve Ebru üstüme
oturup yavaşça içine aldı sikimi. Amı sulanmıştı,
yavaş hamlelerle oturup kalkmaya başladı…

Sütyeninden
memelerini çıkardım, onları emmeye başladım. Ben
emdikçe, zaten dik olan göğüs uçları, daha da sertleşmişti.
Ebru, “Ne olur yeter!” derken halen sikimde zıplıyordu.
Dudaklarını ısırıyordu, iri bedeni
zıplıyordu, memeleri de sütyeninin izin verdiği ölçüde
yukarı aşağı sallanıyordu, kısık
kısık inliyordu. Dudaklarıma yapıştı, ama
vaktimiz iyice daralıyordu ve benim boşalmaya hiç mi hiç niyetim
yoktu. “Ne olur boşal, biri gelecek!” deyince,
“Ağzına al!” dedim. Hemen indi, hızlı
hızlı sikimi yalamaya başladı. Ben de başını
iyice bastırıyordum. Yalarken gözleri kapalıydı, ben
saçlarını okşuyordum. Sadece sikimin başını
diliyle yalıyordu, beni inanılmaz zevklentirmişti bu.
Kısık kısık inliyordum ki, dışkapı
açıldı…

Dona kalmıştık, basılmamız an meselesiydi.
Ağzında sikim Ebru sadece bana bakıyordu, açık gözlerle.
Bir topuklu ayakkabı sesi geldi, o ses gittikçe uzaklaştı sonra.
Halen donuktuk. O ses dışkapıyı kapatınca, Ebru hemen
kalktı, “Kahretsin!” deyip çıktı kabinden. Ben de
sikimi yerleştirdim yerine. Ebru acele giyiniyordu.
Kazağını ve kot pantolonunu giydi, çıktık.
Alışveriş merkezinin ışıkları sönmüştü.
Montunu giydi, AVM’den çıktık. Servisler de gitmişti…

Benim arabaya
biner binmez, bana bağırmaya başladı, “Hayvan herif!
Pislik! Yakalanabilirdik, basılsaydık ne yapardım ben?
Hayvansın sen!” diye hakaretler ediyordu. Onu sakinleştirmeye
çalışıyordum, yol boyunca tartıştık. Evinin önüne
geldiğimizde hiçbirşey demeden indi, gitti. Ben de evime gittim. O
gece mastürbasyon yaparak 3 kere boşaldım.

Ertesi gün işe gittiğimde gözlerim Ebru’yu arıyordu. Öğlen
gördüm onu, yanına gittim, konuşmak istediğimi söyledim.
“Şimdi olmaz, akşam konuşuruz!” dedi, ben de çaresiz
tamam dedim. Çıkış vakti olduğunda kapıda beni
bekliyordu. Hemen özür dilemeye başladım. O ise,
“Yapmamalıydık, çok tehlikeliydi!” diyordu sadece.
“Peki pişman mısın?” dedim, “Hayır
değilim, ama yanlış yerde yaptık!” dedi.
“Tekrarı olacak mı?” dedim, “Olacak, ama orda asla
değil!” dedi. En azından tekrarı olacaktı…

O günden sonra çok
konuşamamıştık. Sadece bir iki kere evine
bırakmıştım, bir kez de dışarıda
oturmuştuk. Ebru’yla yaşadıklarımız gerçekten beni çok
heyecanlandırmıştı, basılmak ihtimali heyecanı
dahada arttırmıştı, ama halen dilediğim gibi sahip
olamamıştım ona. Ebru annesiyle yaşadığı
için evine davet edemiyordu beni. Benim evime davetlerimi ise kabul etmiyordu,
anlamadığım bir şekilde.

Bir gece mesaj attım, “Seni özledim!” diye. “Hmm, ben de,
ama görüşüyoruz zaten!” dedi. Ben, “Salağa yatma,
başka şekilde özledim. Devamını istiyorum ben!”
deyince, bir kaç dakika mesaj atmadı. Sonra, “Ben de istiyorum!”
diye mesaj geldi. O gece mesajla sanal seks yaptık. Ama anlamıyordum,
biraz utangaçlığı vardı. “Neden
utanıyorsun?” deyince, “Kocamdan
boşandığımdan beri böyle bir ilişkim olmadı,
bilmiyorum…” demişti.

Azdırıcı azdırıcı mesajlar attım tüm gece.
Kocası onu aldatmıştı. Kapalı bir hayat
yaşıyordu. Sanki bakire bir kızı sekse zorluyor gibi
hissediyordum kendimi. “Söyle bakalım kocan seni nasıl
sikiyordu?” diyordum, anlatıyordu. “Hiç götünü sikti mi?”
deyince, “Evet, her yerimi sikiyordu!” dedi. Ben de, “Artık
senin sikicin ben olacağım, her yerin benim olacak!” dedim. Bu
onu azdırmıştı, “Peki nasıl olacak? Bir daha asla
soyunma odasında olmaz!” dedi. “Bizim mağazanın deposu
var aşkım. Kamera falan da yok, kimse gelmez çıktıktan
sonra!” dedim. Biraz çekinmişti.

Ertesi gün sabah
Ebru’yu kapıda gördüm. Yanında başka görevliler vardı,
“Kolay gelsin arkadaşlar!” dedim, mağazaya girdim.
Çıkış vaktine yakın, “Çıkışta bizim
mağazaya gel!” diye mesaj attım. Alışveriş
merkezi kapanmıştı. Ben de tezgahtar kızları
yolladım, kepenkleri yarım indirdim. Ebru’yu bekliyordum.

Ebru geldi, gizlice girdi. Kepenkleri tam kapattım,
ışığı kapattım. Sessizce indik depoya.
“Kimse bilmez değil mi?” diyordu. Yavaşça yanına
yaklaştım, montunu çıkardım. Gömleğinden
fışkırıyordu göğüsleri. Depoda bulunan masaya
yatırdım. Ben halen ayaktaydım, Ebru gözlerini
kapatmıştı. Gömleğinin düğmelerini açtım,
tamamını açınca pantolonuna geçtim. Soyuyordum Ebru’yu.
Pantolonunun kemerini çözdüm, açtım düğmesini. İndirince beyaz
külodu karşımdaydı. “Harika bir vücudun var!” diyerek
iltifatlar ediyordum. Ebru resmen kendini bana bırakmıştı.
Bugün adam gibi tadına bakacaktım onun.

Beyaz sütyeninin üzeriden göğüslerini okşamaya başladım.
Üzerine çıktım, dudaklarını öpmeye başladım.
Ateşli bir şekilde öpüyordu beni. Alt dudağını
emiyordum elim vücudunda gezerken. Dillerimiz birbirine dolaşmaya
başlamıştı. Yavaşça boynuna indim. Çok sessizdik.
Sadece boynunu emerken çıkardığım sesler vardı. Hafif
ıslanmış boynuna nefes veriyordum, ellerim memelerindeyken.
Kısık kısık inlemeye başlamıştı. Boynunu
emdikten sonra göğüslerine indim, sütyeninin üstünden sert memelerini
yalamaya başladım. Sonra birini çıkardım, gerçekten büyüktü
göğüs halkaları. Ucunu emmeye başladım, ben emdikçe dahada
kabarıyordu sanki. Ebru kollarını aşağı
sarkıtmış, tadını çıkarıyordu. Sonra
diğerini çıkardım, sütyenin Cup bölümü altında
kalmıştı. İkisini de kudurmuş gibi yalıyordum,
tükürüklerimle ıpıslak olmuştu memeleri.

Kalkıp baktım, çok seksiydi bu halde. Aslında Ebru’nun öyle
seksi bir hali yoktu, ama yapılı vücudu beni etkilemişti.
Göbeğine indim, heryerini yalıyordum. Karnını yalayarak
aşağılara doğru geldim. “Kocam beni hiç böyle
yalamazdı!” deyince iyice azdım, bu kadına istediğini
vermeliydim.

Külodu ıslanmıştı. “Sulandı mı
aşkımın amcığı?” deyip üstünden koklamaya başladım.
Hafif ter kokusu geliyordu, ama harikaydı. Külodunu indirince,
kıllı amı karşıma geldi. Oldukça
kıllıydı. “Kılları alamadım, özür
dilerim!” deyince, “Saçmalama, her halinle çok seksisin!” dedim.
Kıllarını yalamaya başladım, yavaşça klitorisine
geldim. Külodunu tamamen indirdim, ayak bileklerindeydi. Ben ayaktaydım,
Ebru yatıyordu. Hafif domalmış bir halde yalamaya
başladım klitorisini. Amının dudaklarını
ayırıp, o pespembe ve sulu amcığını yalamaya
başlayınca, Ebru’nun sesi artmaya başlamıştı.
“Ohhh, aaah!” sesleriyle amının deliğini dillemeye
başlamıştım. Amının sıvıları
ağzıma geliyordu. Kabarık dudaklarının arasında
am deliği çok güzeldi.

Ebru, “Dayanamıyorum, sok artık!” deyince, pantolonumu
indirdim. Sikimi sıvazlıyordum ona bakarak. Sonra cüzdanımdan
kondomu çıkardım, taktım. Ebru nefesini tutmuş, bana
bakıyordu. Bacaklarının arasında yerimi aldım, iyice
ayırdım ve amını ortaya çıkardım. Sikimin
başını koydum amına, Ebru’ya baktım. Sonra ittirmeye
başladım. “Ihhh!” diye bir ses geldi. Yavaş yavaş
yükleniyordum Ebru’nun amını yara yara. Tamamen girince biraz
bekledim. Ebru’nun ağzı hafif açık, gözleri kapalıydı.

Pompalamaya başladım. Ben girdikçe Ebru’nun kafası arkaya
gidiyordu. Hızlı hızlı sikmeye başladım. Ebru
kafasını sağa sola atıyordu. Eğilip memelerini
yalamaya başladım. Kısık kısık, “Ahhh, sik
beni!” diyordu. Ben girdikçe Ebru’nun amı daha da sulanıyordu.
Ben de gömleğimin düğmelerini çözdüm, kravatım kalmıştı.
Ebru kravattan kendine çekti beni, dudaklarıma yapıştı. Hem
amına pompalıyor, hem dudaklarını öpüyordum. Sonra
doğruldum, ayakkabısını ve çorabını
çıkardım. Kalın bacağını ve
baldırını okşuyordum. Ayağının birini hafif
omzuma yaklaştırdım, ayağını yalayarak sikmeye
başladım.

“Ahhh, daha sert, daha sert!” deyince daha hızlı sikmeye
başladım. Bir süre bu şekilde siktikten sonra,
domalmasını istedim. Dizlerini masaya koydu. Önümde köpek gibi
duruyordu. Ben de o halde soktum amcığına. Gene hızlı
hızlı sikmeye başladım, saçlarını çekiyordum.
Ebru çoktan orgazm olmuştu, kasılıyordu. Saçını çekip,
yanağını tuttum, dudağından öpüyordum. Ebru
yapılı vücuduna rağmen oldukça esnek bir kadındı.
Amını sikerken, göt yanaklarına da şaplak vuruyordum arada
sırada. Göt deliği belli oluyordu. Baş parmağımı
yalayıp göt deliğine sokunca irkildi. “Ahhh, aşkımmm!”
diyordu. Amında yarağım, götünde parmağım, iki
deliğini de doldurmuştum. Parmağımı yarak gibi
kullanıp, götüne sokuyordum. “Çok güzel, çok güzel, ohhh!” diye
inliyordu. Bir kez daha boşalmıştı. Yavaş yavaş ben
de sona geliyordum, yaklaşık 30 dakikadır sikişiyorduk.
İnlemelerim artınca, “Geliyor musun aşkım?” dedi,
“Evet bebeğim, ohhhh!” diyerek amına sertçe girdim ve
kondomu döllerimle doldurdum.

İçinden çıkınca resmen yığıldı masaya.
Çıt çıkmıyordu. Kolları aşağı doğru
sarkmış, öylece yatıyordu. Kondomu çıkardım, döl
parçaları sikimin üstündeydi. Önüne geçtim, açtı
ağzını, sikimi soktum ağzına. Sikimi yalayarak
temizledi. Kan ter içinde kalmıştık. Baygın bir
şekilde temizledi sikimi. Ayağa kalkınca gömleğinin
sırılsıklam olduğunu gördüm. Aynen benim de öyleydi. Ayak
bileğinde duran külodunu giymeye kalkışınca,
“Hayır, giymeyeceksin, hatıra olarak kalacak bende!” dedim.
“Amım çok ıslak, pantolondan belli olur!” dedi. Külodunu
aldım, arkasına geçip, iki deliğini de sildim temizledim
küloduyla. Keskin bir am kokusu bulaşmıştı şimdi
küloduna. Ben de giyindim. Ebru sütyenine yerleştirdi memelerini,
gömleğini giydi. Pantolonunu giyindiğinde büyük götünün arasına
kaçmıştı pantolonu.

Depodaki
koltuğa oturup bir sigara yaktım. Giyinmesini izliyordum,
sigaramı içerken. Ayakkabısını giyerken, “Hiç böyle
bir seks yaşamamıştım!” dedi. “Daha neler
tattıracağım sana, bu daha birşey değil!”
dediğimde heyecanlanmıştı gene. Kalkıp pantolonunun
üstünden götünü avuçladım. Ayaktaydık, arkası dönüktü.
“Götünü istiyorum!” dedim. Ebru, “Gidelim artık, çok geç
oldu!” dedi. Ama takmıştım kafaya, götünü sikecektim
mutlaka. Ebru, “Tamam, ama sonra!” dedi, mağazadan
çıktık.

Tüm ışıklar sönmüştü, her yer kapkaranlıktı. Hızlı
adımlarla çıktık AVM’den. Arabamla evine bıraktım.
İnerken, “Çok güzeldi!” deyip dudaklarıma bir öpücük
kondurdu.

106 total views, 2 today

Liseli İfşa porno sex hikayeleri

Porno Hikaye 12 Mayıs 2019

Kocam, görevi gereği 1
yıllığına başka bir şehire gitmişti.
Normalde 3 ayda bir gelecekti, ancak 6 ay olmuştu ve izin
alamadığından gelememişti. Yani kocamla 6 adır
sikişmemiştim ve amımı
parmaklamaktan da bıkmıştım. Kocamla sık sık
telefonda görüşüyor, bazen telefon seksi yapıyorduk. Bir gün kocama,
“Parmaklar yetmiyor, amım sikilmek istiyor,
ne yapacağım?” dedim. Kocam da, “Pornofilm seyret, amına patlıcan falan sok!” demişti. Ben
de kızımı okula gönderdikten sonra bilgisayarı açıyor,
bir iki saat porno film seyredip masturbasyon yapıyordum. Birkaç sefer de
patlıcan soktum amıma, ama gerçek yarak gibi
olmuyordu. Artık bunlar beni kesmiyordu, bazen rüyalarımda başka
adamların beni siktiğini görüyordum. Ancak bundan bile utanıyor,
suçluluk duyuyordum.

Kocama, rüyamda başka
erkeklerin beni siktiğini söyleyince, kocam heyecanlanmış
olmalı ki, ogünden sonra her telefon
görüşmemizde bana rüya görüp görmediğimi soruyordu. Ben de kendisine
kızıyordum. Çünkü rüyamda birkaç kez de kocamın başka
kadınları siktiğini görmüştüm ve o halde bile kocama
telefonda çok kızmıştım, sanki gerçekten yapmış
gibi. Kocam bana telefonda sürekli, “Rahat ol, fantazi yap, neden
hoşlanıyorsan onu düşün!” diyordu. Yine bir seferinde bana,
“Bul birini, siktir kendini, sonra ben gelince de grup yapalım!”
dediğinde şok olmuştum. Daha sonraki görüşmelerimizde kocam
bu söylediğini sıklaştırmaya başladı. Bu sebepten
dolayı rüyalarımda iki erkeğin arasında
siktiştiğimi bile görmeye başlamıştım. Bu
rüyaları kocama anlatıyordum ve kocamın üstelemeleri de devam
ediyordu. Ben de her seferinde, “Sen beni orospu
mu yapmak istiyorsun?” diye tersliyordum kocamı. Bu
sıkıntılar içerisinde amım iyice
kızışmış, resmen yarak yemek için kudurur
olmuştum. Ama duygularımı bastırıyordum, sadece
rüyalarımda bazı şeyleri yaşıyordum…

Annem diyaliz hastasıydı ve hafta da 3 gün diyaliz merkezine
gidiyordu. Teyzemle de ben, sırayla anneme
bakıyorduk. Sıra bana geldiği bir gün, diyaliz merkezinde sigara
içmek için dışarı çıkmıştım. Yanıma
diyaliz merkezinin şöförü geldi, “Kocanız burada değilmiş,
öyle mi?” diye sordu. Ben de biraz şaşırmış bir
şekilde, “Evet, siz nerden biliyorsunuz?” dedim. Adam,
“Geçen teyzenizle konuşurken söyledi!” dedi. Adam benle
konuşmak için çeşitli bahaneler ile sorular sorup duruyordu, ben de
kısa cevaplarla geçiştirmeye çalışıyordum. Hareketlerinden
rahatsız olmuştum, adam yılışık bir şeydi. O
gün ne zaman sigara içmeye çıktıysam, adam yanıma gelip
konuşmaya çalıştı. Akşam eve döndüğümde, telefonda kocama bu olayı
anlattım. Kocam da, “Adam sana resmen sarkmış, hazır
bulmuşken vurdursaydın ya!” dedi. “Saçmalama!” dedim,
sinirlenmiştim kocama.

Diyaliz merkezine daha sonraki
gidişimde de adam yanıma gelip çay ikram etti. Adam birtürlü
peşimi bırakmıyordu. Birden kocamın söyledikleri
aklıma geldi, ama kendi kendime (Saçmalama kızım, kendine gel!)
dedim. O günün akşamı yorgunluktan erken
yattım. Adamla o kadar ilgilenmediğim halde, o gece rüyamda
adamın beni minibüsle ormanlık bir alana götürüp, evire çevire
siktiğini gördüm. Sabah uyandığımda kendime
kızıyordum, ama gördüğüm rüya da aklımdan çıkmıyordu.
Sanki gerçekten yaşamış gibiydim.

Annem bir gün arayla diyalize
giriyordu. Sıra yine bana geldiğinde tekrar diyaliz merkezine gittim.
Genelde rahat giyinmeyi severim. Yeni moda olan
taytlardan bir iki tane almıştım, giderken onlardan birini
giydim, üzerine de uzun kazak türü bir şey giydim. Önceleri alışamasam
da, kocamın telkinleriyle pantolon veya benzeri şey giydiğimde
tanga külot giymeye başlamıştım. O gün de
taytımın altına tanga giymiştim.
Yine sigara içmek için dışarı çıktığımda,
hava iyi olduğu için üzerimde ceketim yoktu. Adam yine yanıma gelip
çay teklif etti. Ben de ısrarından bıktığımdan,
bu sefer, “Olur!” dedim. Adam gitti çay alıp yanıma geldi.

Çaylarımızı
içerken adama, “Benden ne istiyorsun, neden bu
kadar ilgileniyorsun benimle?” diye sordum, amacım son noktayı
koymaktı. Ama adam son noktayı koydu ve “Güzel bir kadınsınız, uzun zamandır yalnız
kalmanız zor olmuyor mu?” diye sordu. Ben onu mat etmek isterken, o
beni mat etmişti. “Size ne bundan?” dedim, ama aklıma geçen
gördüğüm rüya geldi. Bir anda vücuduma ateş basmıştı, amım da sulanmaya başlamıştı. Adam
konuşuyordu, ama ne dediğini anlamıyordum, çünkü gözümün önüne
adamın beni ormanda sikişi geliyordu. Adamın bana bakarak
gülümsediğini gördüm, “Neden gülüyorsun?” dedim. Adam da,
“Bu kadar utanmana gerek yok, rengin değişti birden, benden
sır çıkmaz!” diyerek cebinden bir kağıt
çıkardı ve elimden boş çay bardağını
alırken, elime kağıdı tutuşturdu, gitti.
Kağıtta, “İhtiyacın olduğu zaman ara,
hazırım!” notuyla beraber telefonu da yazıyordu. Ne
yapacağımı bilemedim
kağıdı elimde buruşturup içeri girdim, o telaşla
atacak yer bulamayınca ceketimin cebine koydum.

Anneme bakmak için memleketten öbür teyzemin de gelmesiyle, yaklaşık
bir ay sıra bana gelmeyecekti. Bu süre içerisinde
yılışık servis şoföründen de kurtulmuş olurum
diye düşündüm. Aradan bir hafta geçmişti. Yine
çırılçıplak soyunup bilgisayarın başına geçtim ve
porno film izleyerek, amıma patlıcan sokarak
masturbasyon yaptım. İki kere
boşalmıştım, ama ateşim sönmemişti. Kocamın
son siktiğinden beri 8 ay geçmişti ve artık sikilmek
istiyordum. Amım müthiş bir şekilde kaşınıyordu.
Birden telefon çaldı. Arayan teyzemdi, anneme yazılan ilacın
adını soruyordu. Ben de doktorun yazdığı
kağıdı cebime koyduğumu hatırladım ve dolaptan
ceketi çıkarıp ceplerini karıştırırken teyzemin
istediği kağıdı buldum, tabii ki
adamın bana verdiği kağıdı da…

Teyzeme ilacın adını söyleyip, telefonu kapattıktan sonra,
adamın verdiği kağıdı atacaktım ki, kağıdı açıp tekrar okudum. Birden amımın karıncalandı. Halen
çırılçıplaktım. Elimi amıma
götürdüm tuhaf bir şekilde ıslandığımı hissetim.
Salonda divana uzandım. Adamın beni ormanda siktiği rüyayı
düşünerek, tekrar amımı okşamaya
başladım. Yalan yok, o anda adamın gelip beni sikmesini
arzuladım ve bu düşünceler ile orgazm olmaya başladım. Daha
da ateşlenmiştim. Bir an aklımdan,
(Adamı çağırayım da beni güzelce
bir siksin, bağıra bağıra bir boşalayım!)
düşüncesi geçti. Not kağıdı sehpanın üzerinde
duruyordu. Kağıda bakarken kocamın söyledikleri aklıma
geldi. Gerçekten birine siktirsem ne yapardı acaba? Kocamı aradım
ve bunu sordum. O da bana, “Valla hiç durma, çağır adamı,
siktir kendini!” dedi. Beklediğim cevap bu değildi, yine
kızmaya başlamıştım. Kocam ise, “Aşkım,
beyninle değil, amının sesiyle
düşün! Eğer o adam da seni sikmek istiyorsa, hiç düşünme,
yap!” dedi. Ben de, “Sen kaşındın, görürsün sen!”
dedim, sinirle telefonu kapattım. Kocam belli ki
benim böyle bir şey yapamayacağımı düşünüyordu.

Kafam
karmakarışıktı, biraz da kocama kızgınlıkla
nispet yapmak için telefonumu aldım, adamın numarasını çevirdim. İki kere
çaldıktan sonra korkup heyecanlandım ve kapattım. Unuttuğum
bir şey vardı, telefon numaram karşı tarafa
düşmüştü. Birkaç dakika sonra benim telefonum çaldı. Adam
arıyordu, ama açmadım, birkaç kere çalıp kapandı. Ben ne
yaptım diye pişmanlık içindeydim. Kalkıp giyindim.
Gün içerisinde telefonum birkaç kez daha çaldı, ama yine açmadım.

Akşam
akrabalarım oturmaya gelmişti. Bu yüzden de geç
yatmıştım. Tam uykuya dalacakken, adamdan bir mesaj geldi.
Benden hoşlandığını, benimle beraber olmak istediğini,
bana güzel dakikalar yaşatacağını falan bunun gibi
şeyler yazıyordu. Devam eden günlerde bu tür
mesajlar gelmeye devam etti. En son mesajında, eğer cevap vermezsem,
evime geleceğini yazmıştı. Sağolsun teyzemin
boşboğazlığı sayesinde adam oturduğum siteyi
biliyordu, ama apartmanı ve dairemi bilmiyordu. Sağa sola sorar diye
korktum ve “Ara beni!” diye mesaj attım. Aradı. Ona, bir
hata yaptığımı, böyle bir şeyin mümkün
olamayacağını söylesem de, beni dinlemedi, “En azından
telefonda görüşelim!” dedi. Ne görüşeceğimizi sordum.
“Birbirimizi yakından tanıyalım!” dedi.
Kızımın okulda olduğu saatlerde arıyordu hep.

Bir seferinde bana,
“Telefon seksi yapalım mı?” diye sordu. “Nasıl
olacak?” dedim sanki
bilmiyormuşum gibi, ama böyle bir şeyi bekliyordum. “Merak etme
güzel olacak! Sen beni getireceksin, ben seni!” dedi.
Konuşmalarıyla sanki yanımdaymış gibi beni soyuyordu,
ben de dediğini yapıyordum. “Sıra sende!” dedi, ben de
onu telefonda soydum. Birden amımın sesi ağır bastı ve
havaya girdim, telefonda seks yapmaya başladık. Türkçe pornolar
seyrederken küfürlü konuşmalardan etkilendiğimi fark etmiştim.
Adam da bu moda girmişti, bana, “Amını
yalayacağım. Göğüslerini emeceğim. Domaltıp amına
taşaklarıma kadar geçireceğim yarağımı!”
gibi laflar dedikçe, benim de elim amımın derinliklerine daha çok
giriyordu. Ben de ona, “Sok erkeğim, domaltıp sik beni,
yarağını amımda istiyorum! Ağzımı sik,
yarağını boğazıma kadar alacağım!”
derken, adamdan hırıltılar ve iniltiler duyuyordum. Adam,
“Çok iyisin yavrum, acayip boşaldım! Sen ne yaptın?”
dedi. Ben de boşalmıştım, hem de üç kez. Adamla telefonda
karı koca olmuştuk. Bu telefon görüşmelerimiz ilerleyen günlerde
devam etti, hemen hemen her gün telefonda seks yapıyorduk.

Bir gün kocam bana sürpriz yaparak, haber vermeden
çıktı geldi. Nasıl sevindiğimi anlatamam, ilk işim
yarağının tadını almak oldu. Uzun süredir
sikilmemiştim. Resmen kocamın sikini amım yutmuştu. Kocamla
ateşli bir sikişten sonra, dinlenirken konuşuyorduk. Kocama
olanları anlattım. Ben anlattıkça kocamın sikinin tekrar
kalktığını gördüm ve busefer daha şehvetli bir
şekilde sikti beni. Sonra da, “Bu anlattıkların fantazi
miydi, yoksa gerçek mi?” diye sordu. Ben de gerçek olduğunu,
adamın yarın sabah tekrar arayacağını söyledim.

Ertesi sabah kızı okula gönderdik. Adam, hergün
yaptığı gibi, saat 10:00 civarı beni aradı. Telefonu
açmadan, kocama çok heyecanlı olduğumu söyledim. Kocam ise,
“Heyecanlanmana gerek yok, herzaman ne yapıyorsan
aynısını yap! Yalnız ben de
konuştuklarınızı duymak istiyorum, telefonun hoparlörünü
aç!” dedi. Dediğini yaptım, ama önce tutuk konuşmaya
başladım, ancak ilerleyen zamanda tutukluğumu üzerimden
attım. Soyunmuştum ve adamla telefonda karşılıklı
masturbasyon yapıyorduk. Bu arada kocam da yanımda kalkık
yarağını çıkarmış sıvazlıyordu. Adam
telefonda inleyip hırlamaya başlayınca, kocam da daha fazla
dayanamadı, ayağa kalktı, göğsüme ve karnıma
doğru döllerini fışkırtmaya başladı. Kocamın
sıcak döllerini hissedince ben de boşaldım. Adam ise telefonda
halen, seni şöyle sikeceğim, böyle domaltacağım diye
anlatıyordu. Kocam yanıma oturdu ve yarağını
sıvazlamaya devam etti. Bir süre sonra adam da
boşalmıştı. Telefonu kapattık.

Kocam birşey demeden
dudaklarımdan öptü ve beni divana yatırdı, yeniden
kalkmış yarağını amıma
geçirdiği gibi beni sikmeye başladı. Nasıl şehvetli
sikiyordu ama! Üstelik bu sefer kolay boşalmıyordu da, yarım
saatir sikiyordu. Ben ise bitmiştim, 3-4 kere
orgazm olmuş, pestil gibiydim. Kocam beni domalttıp son vuruşu
yaptı ve yarağını götüme geçirdi. Normalde acıyan götümden zevk almaya
başlamıştım, aynı zamanda da amımı
ovuşturuyordum. Sonunda kocam döllerini götümün derinliklerine doğru fışkırtmaya başladı. Götümün
içinde kocamın sıcak döllerini hissedince, ben de son bir defa
boşaldım. Kocam yarağını götümden çıkarınca,
ikimiz de divanın üzerine yığıldık, birbirimize
sarıldık ve o şekilde yatarken uykuya dalmışız.
Kapı zili ile uyandık. Apar topar giyindik. Kız okuldan
gelmişti.

Kocam daha sonra bana, “Adam hergün arıyor mu?” diye sordu. Ben
de, “Hemen hemen hergün!” dedim. “Peki hiç gerçekten
sikiştiniz mi?” diye sordu. “Hayır, sadece telefonda
yaptık!” dedim. “Peki hiç istemedin mi?” diye sordu.
“İstedim, ama korktum, yapamadım!” dedim. “Peki ben
gitmeden yapmak ister misin?” dedi. “Ben adamla sikişirken sen de yanımda olacaksan,
isterim!” dedim. Kocam da, “Ben yatakodasında
saklanırım!” dedi.

Ertesi gün adam aradığında, onu eve çağırdım.
Adam sevinçten havaya uçacaktı nerdeyse, “Yarım saat sonra
ordayım!” dedi ve kapattı. Saat 10:30 gibi kapı çaldı.
Heyecandan titriyordum. Etekboyu diz üstüne gelen mevsimlik bir elbise
giymiştim. Altımda tanga külot vardı, sütyen de
giymemiştim. Kapıyı açtım, adam içeri girdi, salona davet
ettim. Kanepeye yan yana oturduk. Bir şey içip içmeyeceğini sordum.
“Gerek yok!” dedi ve beni kendine doğru çekip, dudaklarıma
yapıştı. Bir eliyle de etiğimin altından
bacaklarımı okşuyordu. Eteğim belime kadar
sıyrılmıştı. Divanın üzerine doğru beni yatırdı,
bacaklarımı öpmeye başladı. Yukarıya doğru
çıktı. Dudakları ve dili tangamın önünde dolaşıyordu.
Tangamı yana çekti ve ağzını amıma dayadı. Bu
beni bitiren bir hareketti. Elimle başını amıma
bastırıyordum. Bir süre sonra inleyerek boşaldım.

Adam beni doğrulttu, boynumu ve
omuzlarımı öpmeye başladı. Beraber ayağa kalktık.
Üzerimdeki elbiseyi sıyırıp ayak bileklerime bıraktı.
Tekrar öpüşmeye başladık. Boynumu ve kulak memelerimi
yalıyordu. Daha sonra bir elini kalçalarıma götürdü ve sıkmaya
başladı. Bir taraftan diğer eliyle göğsümün birini
sıkarken, diğerini emiyordu. Acayip olmuştum. Sonra
aşağıya inip, kasıklarımı öperek tangamı
çıkardı. Adamın karşısında
çırılçıplak kalmıştım. Ayağa kalktı ve
“Sıra sende!” dedi. Ben de adamın boynu öperek
gömleğini çıkardım. Vücudunu öperek atletini çıkardım.
Bir süre öpüştük, daha sonra beni omuzlarımdan bastırıp
önüne diz çöktürdü. Elim fermuarının üzerindeydi. Yarağı
taş gibi olmuştu. Fermuarını ve kemerini açtım,
pantolonunu aşağıya doğru sıyırdım. Bacaklarını
öperek yukarı doğru çıktım. Külodunu aşağıya
doğru sıyırken kasıklarını öpmeye
başladım…

Adamın yarağı dimdik önümde
duruyordu, kocamınki kadar kalındı, ama biraz daha uzundu. Elime
alıp sıvazlarken, aynı zamanda da taşaklarını
yalıyordum. Taşaklarını emmeye başladım.
Yarağı taş gibi olmuştu. Taşaklarından
yarağının kafasına doğru dilimle hareketler yapmaya
başladım. Bir taraftan onu seyrediyordum. Gözlerini
kapatmış inliyordu. En sonunda yarağının
kafasını ağzıma aldım ve emmeye başladım.
İki eliyle başımı yarağına
bastırıyordu. Bir süre kafasını emdikten sonra
boğazıma kadar sokup çıkarmaya başladım. Ben de
yalamaktan hoşlanmıştım ve tekrar amım
sulanmıştı. Adamın sikini ağzıma sokup
çıkartırken adamın yarağının iyice
sertleştiğini ve damarlarının dışarı
çıktığı hissetim. Boşalacaktı. Ağzıma
boşalmaması için ağzımdan çıkarttım ve elimle 31
çekmeye başladım. Bir anda inleyerek ve
hırıltılarla boynuma ve göğüslerime doğru
fışkırtmaya başladı döllerini…

Sonra divana oturdu. Ben vücudumdaki dölleri temizlemeye
çalışırken, “69 yapalım!” dedi. Kendi
sırt üstü yere uzandı, ben de tersten üzerine oturdum. O benim amımı yalarken, ben de onun
yarağını yalıyordum yeniden. Bu sefer
parmaklarını da kullanıyordu. Yarağı tekrar
kalkınca kalçalarıma vurup beni üzerinden kaldırdı. Bu
sefer o yerde sırt üstü yatarken, beni yarağının üzerine
oturttu. Kocaman yarağını sulanmış amım
bir anda içine aldı. Taşaklarını kalçalarımda
hissediyordum. Elleriyle kalçalarımdan tutmuştu. Çılgın
gibi üzerine oturup kalkıyordum. Bir süre bu şekilde devam ettikten
sonra ona, “Hadi sırtüstü yatır beni!” dedim. Beni
sırtüstü halıya yatırıp, bacaklarımı koltuk
altlarına aldı. Yarağını amıma
dayadı ve ilk hamlesinde amıma girdi. Üzerime abanınca,
bacaklarımı havaya kaldırıp beline doladım. Amım
bütün yarağını kavramıştı. Bir taraftan
öpüşüyor, bir taraftan göğüslerimi sıkıyordu. Hareketleri
hızlanmıştı. Ben kaçıncı sefer
boşaldığımı bilmiyordum.

 

Telefonda hep beni
domaltacağını söylerdi. “Domalayım mı?”
dedim. Adam üzerimden kalkıp beni domalttı. Tekrar amıma
girip, gidip gelmeye başladı. Bu pozisyonda da
boşalmıştım. Amımı sikerken biryandan da
kalçalarımı oğuşturuyordu. Bir ara baş
parmağının birinin göt deliğimde
dolaştığını hissetim ve “Oradan olmaz!”
dedim. “Olur olur, zaten götten vermişsin, bir de ben gireyim, korkma
acıtmam!” dedi. Götümün deliğini bir
süre tükürüğü ile okşadı, sonunda amımdan
çıkardığı yarağını götüme dayadı. Kocam
bir gün önce siktiğinden götüm açılmıştı.
Yarağı da amımın sularıyla
sırılsıklam olduğu için, ilk yüklenmesinde
kafasını götüme soktu. O anda hem benden, hem adamdan inleme sesi
çıktı. Yarağını geri çekip, tekrar yüklenince götüm
adamın yarağının hepsini içine aldı. Bu sefer
taşaklarını amımda hissediyordum.

 

Yaklaşık 15-20 dakika
götümü siktikten sonra, yarağını götümden çıkarıp
kalçalarıma doğru fışkırtmaya
başladı. Ben de elimle adamın döllerini kalçalarıma
sürüyordum. Fazlalıkları da göğüslerimi
okşayarak göğüslerime sürdüm. Adam bir süre yerde uzandıktan
sonra kalkıp giyinmeye başladı, ben de çıplak olarak divana
oturdum. Adama, “Muradına erdin mi?” dedim. “Çok
güzeldi!” diyerek gelip dudaklarımdan beni öptü. Külodumu giymeden
elbisemi üzerime geçirdim ve adamı yolcu ettim.

 

Adam gittikten sonra,
kocamı saklandığı yatakodasından
çağırdım. Halen heycandan tüm vücudum titriyordu. Kocam bana
sarılıp dudaklarımdan öptü ve hoşuma gidip gitmediğini
sordu. “Doğrusunu istersen çok hoşlandım, ama umarım
başımıza iş açmayız!” dedim. “Birşey
olmaz merak etme!” dedi. Kendisi de bizi
seyrederken iki kere boşalmış, “Sana bir sürprizim
var!” dedi. Ben de, “Yeter artık, sürpriz falan
istemiyorum!” dedim. Ama kocam salondaki dolaba doğru
gitti ve elinde bir kamerayla geldi. “Sakın bizi çektiğini
söyleme!” dedim. “Evet, çektim!” dedi. Oturup bilgisayara
bağladık ve seyretmeye başladık. Önce utandım, ama
sonra ilk porno filmimi seyrederken kendimi porno yıldızı gibi
hissettim. Tabii filmi izledikten sonra da çılgınca
sikiştik 

311 total views, 5 today

Amcik Resimleri Am Resimleri Ve Sex Hikayeleri

Porno Hikaye 12 Mayıs 2019

Selam arkadaşlar. Ben Sena, 1.70 boyunda, dolgun ve çıkık kalçalı, yuvarlak göğüsleri olan, erkekleri kolayca etkileyebilen bir bayanım. Anlatacağım olay 16 yaşımda, Lisede okurken gerçekleşti. Okulumuzda oldukça yakışıklı erkekler vardı. Ama benim en çok ilgilendiğim, benlede en çok ilgilenen ve sonralarda bana ilgisini açıkca söyleyen Murat bir başkaydı. Murat 1.92 boyunda, omuzları geniş, spor yaptığı için kaslı bir vücudu olan, dudak ısırtacak derecede yakışıklı bir erkekti. Onunla tanışalı 2 ay olmuştu ve bizim aramızda hoş bir muhabbet oluşmuştu. Beni sınıftan alır, birlikte bahçeye çıkardık. Birlikte sigara içerdik.

Bir haftasonu arkadaşlarla buluşacaktık ve Muratta gelecekti. Birlikte bir kafeye gittik sohbet muhabbet derken yanıma sokuldu ve elini omzuma attı. Bende hafifçe kendimi ona doğru bastırdım. Bir süre öyle oturduk. Sonra yavaşça elimi tuttu ve kulağıma “Sevgilim olur musun prenses?” diye fısıldadı. O anda dünyalar benim olmuştu. Ben de onun kulağına uzandım ve sessizce, “Evet!” dedim. Artık bahçede, koridorda, kantinde hep el eleydik. İlişkimizin 8. ayında ilk defa öpüşmüştük. Ama ne öpüşme!

Yine parkın tenha olduğu bir saatte yan yana oturuyor, birbirimiz öpüyor, okşuyor, bir yandanda sohbet ediyorduk. Sonra Murat beni nazikçe belimden tutarak kucağına oturttu. Siki tam olarak amımın altındaydı ve taş gibiydi. Hissedebiliyordum. Sonra yavaşça işaret parmağıyla çenemi yukarı ittirip yüzümü yüzünün hizasına getirdi. Kulak mememi öptü ve “Seni istiyorum prenses!” diye fısıldadı. Sonra yavaşça dudaklarını dudaklarıma değdirdi. Benim karşılık verdiğimi gönce nazikçe dudaklarımı öpmeye başladı. Ben de onu öpüyordum. Bir eli belimde, bir eli ise kalçamdaydı. Nazikçe okşuyordu. Benimse bir elim göğsünde, diğer elimse saçlarındaydı. Dudaklarımı emiyor, dilini atğzıma sokuyor, beni delirtiyordu. Dillerimiz resmen birbirini sömürüyordu. Nefes nefese kalmıştık. Başımı omzuna yaslamış nefesimin düzene girmesini bekliyordum. Murat ise bana iltifatlar ediyor, saçlarımı okşuyordu.

Aradan bir hafta geçmişti Murat beni evlerine çağırdı. Aileme, bir kız arkadaşımda kalacağımı söyleyerek, adeta uçarak Murat’ın evine gittim. Yaz mevsiminde olduğumuz için altıma mini şort, üstüme askılı üzerime 1 beden büyük gelen bir tişört giymiştim. İçime kırmızı bir tanga giymiştim, sütyen takmamıştım. Hafif makyaj yapmış, kırmızı bi ruj sürmüştüm. Saçlarımı açık bırakmıştım. Ayağıma da Vanslarımı giydiğimde tam bir afet olmuştum. Hemen Murat’a gittim. Güzel bir yemek hazırlamış masayı kurmuş, iki tane mumyakmıştı. Çok romantik bir ambiyanstı. Hemen yanıma geldi ve sarıldı. Çok hoş bir parfüm sıkmıştı. Kokusu beni benden alıyordu. Sonra yavaşça beni kalçalarımdan tutarak kaldırdı ve şehvetle öpmeye başladım. Bense kendimi kaybetmiş deli gibi inliyordum ve sırtını okşuyordum. Sonra yavaşça kucağından indirdi beni ve “Hadi yemek yiyelim!” dedi. Güle eğlene yemeklerimizi yedik, birazda içtik.

DVD’ye bir romantik komedi türünde film koydu, izlemeye başladık. Kafasını göğüslerime yaslamıştı, bense saçlarını okşuyordum. Sonra bacaklarımı okşamaya başladı. Bu beni çıldırtıyordu. Aniden bana doğru döndü ve ben de mecburen kanepeye uzandım. Şimdi tamamen üstümdeydi. Vücudunun her hattını hissedebiliyordum. Sonra dudaklarıma yapıştı. Sanki hayatı buna bağlıymışcasına emiyordu. Elleri kalçalarımda doğruldu ve beni kucaklayıp yatak odasına götürdü. Beni yavaşça yatağa bıraktı ve tekrar üstüme çıktı. Dudaklarımı tekrar sömürmeye başladı. O kadar çok zevk alıyordum ki, adeta uçuyordum. O kaslı ve mükemmel vücudun altında sadece kıvranabiliyordum.

Askılı tişörtümü çıkardı ve hiç zaman kaybetmeden göğüslerime yumuldu. Bense o zamana kadar hiç tatmadığım bir zevki tadıyordum. Göğüs uçlarımı emiyor, ısırıyor, zaman zaman tamamını ağzına almaya çalışıyor, alt yuvarlağını ısırıyor, beni adeta uçuruyordu. Sonra şortumla birlikte tangamı da indirdi. Hemen amıma yumuldu. Amımın ıslak olmasına aldırış etmeden çılgınca yalıyordu. Bense başını amıma bastırıp, delice inleyebiliyordum sadece. Dilini amımın içine sokuyor, klitorisimle oynuyordu. Ve ben kasıla kasıla, çığlıklarla orgazm oldum. Murat ise orgazm olmama aldırış etmeden halen daha amımı yalıyordu. Çok geçmeden tekrar orgazm oldum. Kafasını amımdan kaldırdığında yüzünde tutkuyla karışık çok tatlı bir gülümse vardı. Hemen kalktım udaklarına yapıştım…

Dudaklarımız ayrıldığı gibi onun boynunu, göğsünü yalaya yalaya aşağıya indim. Pantolonunun fermuarını indirdim, sonra da boxerını. Ve işte beni göklere uçuran Murat’ın yarağı gözlerimin önündeydi. Bileğimden daha kalın, uzun, oldukça heybetli ve damarlıydı. Kafası pespembeydi. Ellerini kalçlarıma attı ve “Şimdi sıra sende prenses!” dedi. Daha önce hiç sakso çekmemiştim, ama porno filmlerde çok izlemiştim. Murat’ın yarağının kafası anca ağzıma sığıyordu. Bir elimle taşaklarıyla oynuyordum, diğer elimle yarağına 31 çektiriyodum. Hemde yarağını deli gibi emiyordum. Ben emdikçe zaten dev gibi olan yarağı dahada büyüyordu. Emdikçe sıvıları geliyordu, çok tatlıydılar. Hepsini emiyordum.

Sonunda, “Yeterli!” dedi ve beni omuzlarımdan iterek yatağa yatırdı. Kulak memelerimi emmeye başladı, o sıradada göğüslerimi okşuyordu. Sonra boynuma doğru indi. Ben artık dayanamıyordum. Amım yanıyordu. “Sik beni aşkım, sik beni Murat. Erkeğim!” diye inliyordum. Üzerime uzandı, “Bakire misin sevgilim?” diye sordu. “Evet, ama bekaretimi sen al istiyorum, senin kadının olmak istiyorum!” dedim. Yavaşça kalktı, odadan çıktı. Geldiğinde elinde peçeteler vardı, “Bunlara ihtiyacımız olacak!” dedi ve gülümsedi. Aman Tanrım o kadar seksiydi ki!

Üzerime çıktı, bacaklarımı ayırdı ve yarağını amıma hizaladı. Yavaşça sokmaya başladı. Başı girdiğinde sanki dünyam başıma yıkılmıştı. O kadar canım yanıyordu ki, o an attığım çığlık hala kulaklarımda. Bir süre öyle bekledi. O sırada kulak memelerimi emiyor, göğüslerimi okşuyordu. “Zor kısmı bitti birtanem, kafası girdi. Artık sen de zevk alıcaksın!” diye fısıldıyordu. Sonra yavaşça dahada girmeye başladı. Tanrım o nasıl bir acıydı, sanki içimi yarıyordu. Sonunda tamamı içimdeydi ve içimi tamamen doldurmuştu. Rahim duvarımı zorluyordu. Eğildi ve göğüslerimi emmeye başladı. Sonra uzanıp peçeteleri aldı ve yavaşça sikini çıkardı. O an amımdan bir miktar kan aktı.

Sonra yavaşça tekrar soktu. Hareketlerinde beni incitmemeye, bilhassa zevk almama çok önem veriyordu. Hızlanmaya başladığında artık acının yerini zevk almıştı. Müthiş zevk alıyordum. Sonra pozisyon değiştirdik ve Murat bacaklarımı göğsüne alıp amıma kökledi. İlk seferki gibi yavaş davranmıyodu. Sanki bir tren pistonu gibi gidip geliyordu. Ve benim vücudumu bir titreme sardı. Orgazm olmuştum. Zangır zangır titriyor, durmadan kasılıyordum. Muratsa durmak bilmiyordu. En az yarım saat beni o pozisyonda sikti. Kaç defa orgazm olduğumu hatırlamıyorum bile.

Sonra o sırtüstü yattı ve benim üstüne çıkmamı istedi. Hemen çıktım. Yarağı kalın olduğu için kolayca alamıyordum. Resmen amımın duvarları yırtılıyordu. Yavaş yavaş oturup kalkarak yarısını aldım. O damarlı sert yarak beni kendimden geçirmişti. Birden tamamen oturdum üstüne ve derin bir, “Ohhhh!” çektim. Muratsa uzunca nefesini verdi. Benim hareket etmeye başladığımda Muratta boş durmuyor göğüslerimi yoğuruyordu. Aman Tanrım! Göğüslerimi okşamasının etkisiyle sarsıla sarsıla orgazm oldum ve üzerine bıraktım kendimi. O ise durur mu? Alttan pompalamaya başladı, beni yine zevkin doruklarına çıkarıyordu. Hem pompalıyor, hem benle öpüşüyor, hemde vücudumu okşuyordu. “Mükemmelsin! Harikasın!” gibi şeyler söylüyordu.

Sonra beni yan yatırdı ve öyle sikmeye başladı. Tanrım, en az bir buçuk saattir sikişiyorduk ve ben orgazmlarımın sayısını unutmuştum. Oysaki Muratta ne bir kasılma, ne bir duraksama. Kaşık pozisyonunda da yarım saate yakın sikiştik. Artık dermanım kalmamıştı. Bacak kaslarım kasılmaktan yorulmuştu. Son orgazmımı olduktan sonra ona, “Aşkım ne olur artık boşal. İnan çok yoruldum, bayılacağım!” dedim. O ise, “Peki kadınım!” dedi ve misyoner olduk. Hızla gidip gelmeye başladı. Yarağı o kadar şişmiş ve uzamıştı ki, resmen kolum kadar olmuştu. Bense o anda bunları düşünemiyor, sadece içimdeki sert yarağın zevkini çıkarıyordum. Beş-altı dakika daha gidip geldikten sonra ben son orgazmımı olurken, o da amımdan çıktı ve göğüslerime ve birazda göbeğime fışkırdı. Ama ne fışkırma! Dölleri en az yarım çay bardağını doldururdu. Sonra yanıma yığıldı.

Bir süre nefesimizin düzene girmesini bekledik. Sonra bana doğru döndü ve dudaklarımdan öptü. “Harikasın birtanem. Keşke seni daha önce sikseydim!” dedi ve dudaklarıma küçük bir öpücük kondurdu. Yatak benim am sularım ve tükürüklerle dolmuştu. Çarşafsa kaymıştı. Bu kadar çılgınca sikiştiğimizin farkında değildimBeni kucağına aldı ve “Hadi banyo yapalım!” dedi. Beni kollarında banyoya gçtürdü. Önce o beni yıkadı, sonra ben onu yıkadım. Sonrasında çarşafları değiştirdik ve çırılçıplak birbirimize sarılarak uyuduk. Uyuduğumuzda zaten saat 05:30 idi.

Sabah kalktığımda yanım boştu. Şortumu ve askılımı giydim. Bir baktım ki sevgilim bana kahvaltı hazırlıyor. Gelde böyle bir sevgiliyi sevme! Murat ile halen daha devam eden güzel bir ilişkimiz var. O şu anda Anadolu Üniversitesi’nde okuyor. Ve bir aksilik olmazsa, seneye ben de onun okuduğu bölüme gideceğim.

43 total views, 1 today

Arkadan önden Sex hikayeleri

Ensest Hikayeleri 12 Mayıs 2019

Selam, ben Aydın’da yaşıyorum. Adım Reyhan, 39
yaşındayım, balık etli ve beyaz tenliyim. Yaz dönemi bizim
oralarda düğün zamanıdır. Kocam Aydın’ın bir ilçesindendir.
Halası telefonla arayarak yakın akrabalarının düğünü
olduğunu söyledi. Kocam işi gereği zaman zaman il
dışına çıkıyordu. Halasına, kendisinin düğüne
gelemeyeceğini, ancak beni göndereceğini
söyledi.

Düğün günü kocamın halasına gittim. Giderken
dizimin bir karış üzerinde siyah bir etek, topuklu ayakkabı
giymiştim. İçime de tanga külot giymiştim. Yaz olduğu için çorap giymemiştim. Gece 23:00 sıralarında düğünden halaların
evine döndük. Kapıyı halanın kocasının ilk
evliliğinden olan üvey oğlu Engin açmıştı.
Kapının ağzında beni baştan
aşağı süzerek, “Ooo Reyhan sen de mi geldin?” diye
sordu. “Evet düğün için geldim, yarın gideceğim!”
dedim. Engin’i çok fazla gözüm tutmazdı. Hatta çok fazla sevmezdim. Beni ne zaman görse becerecekmiş gibi bakardı, ben
de bundan çok rahatsız olurdum.

Hala yaşlı olduğu için yatmak için yerlerimizi
hazırladı ve kendi yattı. Ben de üzerimi değiştirip
yattım, ama hava çok sıcaktı uyuyamadım. Engin’den
çekindiğim için gecelik giymemiştim,
eşofmanlarla yatmıştım, fakat sıcağa
dayanamadım. Nasıl olsa yatmıştır diye halanın gençliğinden
kalan ince geceliği giydim. Halanın boyu
benden kısa olduğu için gecelik zar zor kalçalarımı
kapatmıştı. Rahat olur diye sütyenimi de
çıkartmıştım. Hala salonda yer ayarlamıştı.
Balkon kapısından balkona geçtim. Balkonda divan vardı, duvara
sırtımı verip divana ayaklarımı uzatıp bir sigara
yaktım.

Keşke kocam da yanımda olsaydı,
şimdi burada kaçamak yapardık diyerek düşündüm. Kocamla nezamandır
sikişmemiştim, amım yanıyordu. Bir
elimle de bacaklarımı okşamaya başladım. Yavaş
yavaş hoşuma gitmeye başlamıştı. Sigarayı
söndürdüm. Bir elimle göğüslerimi okşarken, bir elimi de amıma kaydırdım. Önce külodun üzerinden
okşarken, daha sonra külodumu kenara çekip parmaklarımı amıma sokup çıkarmaya başladım. Bir
elimle de bızırımı okşuyordum. Kendimden geçmek üzereyken mutfaktan bir ses geldi. Telaşla
üzerimi düzeltmeye çalıştım, ama zaten gecelik
kısaydı. Bacaklarımı divandan aşağıya
uzattım ama bacaklarım ve göğsümün yarısı
meydandaydı. Bir süre bekledim mutfağın
ışığı açılmadı, bulaşıklar
kaymıştır diye düşündüm. Bir taraftan da acaba gören olmuş
mudur diye içim içimi yiyordu.

Yatmak için salona gittim. Bir süre sağa sola
döndüm, ama içimdeki sıkıntıdan uyuyamadım. Elimi yüzümü
yıkamak için banyoya gittim. Elimi yüzümü yıkadıktan sonra banyodan
çıkarken Engin’in kapısı açıldı ve kapıda
karşılaştık. Bana, “Sen de mi uyuyamadın?”
dedi. “Evet ama şimdi yatıyorum!” diyerek hızlı
bir şekilde oradan uzaklaşmaya çalıştım. Engin’in beni gecelikle görmesini istemedim. Salona gidip, salonun
kapısını kapattım.

Ama sıkıntım daha da
artmıştı. Hava almak için tekrar balkona çıktım. Bir
süre sonra mutfağın ışığı yandı. Engin
elinde su bardağı ile balkona çıktı. “Su içip
yatacağım, sen de içermisin?” dedi. Teşekkür ederek
istemedim. Tam giderken bana, “Reyhan odama
gelirsen sana bir şey göstermek istiyorum!” dedi ve odasına gitti.
Ben de içeri salona girdim. Salonda bir süre
oturduktan sonra (Acaba beni gördü de o şekilde
fotoğrafımı mı çekti?) diye düşündüm. Kafamın
içerisinde bu düşünce iyice büyümüş, merak halini
almıştı. Kafamı kemiren bu düşünceden
sıyrılmak için Engin’in odasına gitmeye karar verdim…

Engin’in kapısını çaldım ve izin
alarak girdiğimde şok olmuştum. Engin’in üzeri
çıplaktı, altındaki kısa şortu da dizlerine kadar
indirmiş, yarağına 31 çekiyordu. Sinirlenmiştim, “Bunun için mi beni çağırdın?”
dedim. “Hayır, kızma, bak ben film
seyrediyorum, seni balkonda izledim, daha çabuk rahatlarsın diye senin de
seyretmeni istedim!” dedi. Engin benle yaşıttı
ve halen evlenmemişti. Odasına Avrupa yayınlarını alan uydu yayını çektirmiş, bir seks
kanalını izlediğini gördüm. Televizyonda iki adam
bir kadını ortalarına almış, biri sikiyor, diğeri
ağzına veriyordu. Evde kocam olmadığı zamanlarda
bilgisayardaki seks filmlerini izleyerek masturbasyon yapıyordum. Demek ki bunların kanalı da varmış diye
düşündüm. Engin, “Bunu beğenmediysen başka kanallar da var!”
dedi. Yaklaşık on kanal dolaştı, hepsinde de Hardporno
filmler vardı. Lezbiyenler, zenciler, gruplar, götünü siktirenler…

Benim ağzım açık dikildiğimi
gören Engin, “Gel yanıma otur ayakta kalma, merak etme bir şey
yapmam!” dedi. Benim gözüm televizyonda kalmıştı. Bana,
“Kapıyı kapatır mısın ses gidiyor, istemiyorsan
gidebilirsin!” dedi. Kapıyı kapatıp Engin’e doğru döndüğümde, gözüm Enginin yarağına
takıldı. Kocamınkinden kalın ve biraz daha uzundu. Eliyle
ovuşturuyordu. Kafası kocaman olmuştu. “Lütfen otur, rahat
ol!” dedi. Yatağın kenarına emanet bir şekilde
oturdum. “Hangisi kalsın?” dedi. “Bilmem...
dedim. Transa girmiş gibiydim, gözüm bir
televizyonda, bir Engin’in yarağındaydı. “Amatörleri
açalım!” dedi. “Nasıl?” diye sordum. “Normal
insanlar çektiklerini gönderiyor, onlar da yayınlıyor!” dedi ve
amatör kanalı açtı.

Kanalda bir kadını bir erkek sikiyordu, diğer
adam da seyrediyordu. “Bak görüyor musun
pezevengi, karısını siktiriyor, kendi de seyrediyor!” dedi.
Televizyondan gelen inleme sesleri odayı dolduruyordu. Bir tarafta da Engin
kısık sesle küfürlü konuşuyordu, “Ulan şimdi burada
olacaksın, amına nasıl geçirirdim, hadi
yavrum benimkini de yala, yavrum sendeki göte girmeyen erkek adam değil,
götüne koyayım, ağzına akıtayım,
yarağımı amına sokayım, orospum, kaltağım
hadi beni boşalt!” gibi laflar ediyordu duyabildiğim kadarıyla

Bir
ara bana, “Rahat olsana, arkana yaslan!” dedi. Dediğini
yaptım, şimdi hem Enginin yarağını ve 31 çekmesini hem
de televizyonu görebiliyordum. Engin’in küfürlü konuşmalarından
etkilenmeye başlamıştım. Sanki bana söylüyor gibi hissetmiştim. Engin’in yarağı taş gibi olmuştu,
iyice irileşmişti. Kendini biraz arkaya verip hırlayarak göbeğine doğru fışkırarak boşaldı.
Dölleri neredeyse gögüslerine kadar gelmişti. “Reyhan ben işimi
hallettim, üzerimi temizleyim, sen de işini rahat gör!” dedi.
Şortunu sıyırıp çıkardı.
Çırılçıplak kalmıştı. İlk defa Engin’e
alıcı gözle bakıyordum. İri yapılı bir erkekti,
kocam biraz zayıftı hep şişmanlamasını isterdim.

Çok heyecanlanmıştım. Elimi amıma götürdüm vıcık vıcık
olmuştu. Engin’e, “İşini halledememişsin seninki halen
canlı!” dedim. O da, “Ne yapsın zavallı, ne
zamandır bir amcık sikemedi!” dedi. “Neden?” dedim. “Para
yok ki kerhaneye gidelim!” dedi.”Sen hep kerhaneye mi gidiyorsun? Normal birini sikmedin mi?”
dedim. “Hayır, bu yarak orospu amından başka am görmedi ki!”
dedi. Bu arada amımı okşuyordum. Bir anda boşalmaya
başladım. Boşalırken inlerim ve bazen de kısık
çığlık atarım, çok dolu olduğum anda da kendi kendime (Yarak
istiyorum, sikilmek istiyorum!) diye inlerim. İstemdışı
yine aynısı oldu. Engin bana, “Ne o, rahatladın mı?”
dedi. “Boşaldım, ama rahatlamadım!” dedim. “Devam
et o zaman, ben banyoya gidiyorum!” dedi. Kumandayı yanıma
bırakmak için bana yaklaştığında yarağı
nerdeyse ağzıma değecekti…

Tam bu sırada (benim şu anda da hayret ettiğim bir şeyi
yaparak) Engin’in yarağını elime alıp ağzıma
götürdüm ve kafasını emmeye başladım. Engin hayret içinde
bana bakıyordu. Yarağının kafası kocamandı. Ağzımın
içinde Engin’in yarağı tekrar canlanlanmaya başladı. Yarağın
kafası ağzımda, gövdesi elimde idi, emerken elimle de yarağına
31 çekiyordum. Yarağının kafasını ağzımdan
çıkardım ve Engine, “Bu akşam senin karın olmak
istiyorum!” dedim. Artık ok yaydan çıkmıştı. “Sen
siktirdikten sonra bence sorun yok, sonra pişman olmayasın bak!”
dedi. “Hayır olmam kocacığım, bu akşam sen ne
istersen o olacağım, yeter ki beni sik!” dedim. “Olur
yavrum, benim yarak ne zamandır sikecek am arıyordu. Sen iste, ben
seni darmadağın ederim!” dedi. “Hadi dağıt beni
erkeğim!” dediğimde, iki eliyle kafamı tutup
yarağını boğazıma kadar dayayıp
ağzımın içine sokup çıkarmaya başladı.

Nefes
almakta zorlanıyordum Engin azgınca ağzımı sikiyordu. Elimle
bacaklarından itip ağzımı kurtardım, “Yavaş
ol boğulacağım, bana bırak ben ağzıma alayım!”
dedim. Ben emdikçe Engin boğa gibi böğürüyordu, “Ooohh Reyhaaan
süper, hadi yavruumm dibine kadar!” diyordu. Yarağı
ağzımdan çıkardım ve “Bana da az önce filmdeki
kadına söylediklerini söylesene!” dedim. “Olur anam, sen devam
et, mahvettin beni!” dedi. Yarağı elime alıp
taşaklarını ve kasıklarını yalarken, Engin de, “Yıllardır
seni sikmek için bekliyordum, seni gördükçe akşamları seninle 31
çekiyordum, amına girip seni sikiyordum, taşaklarıma kadar sana
geçiriyordum!” diyordu.

Ona,
“Engin beni yalarmısın?” dedim. Engin de, “Yalamak ne
kelime, am sularından şerbet yapar içerim!” dedi. Sırtüstü
yatağa uzandım, ağzını amıma dayayıp beni
yalamaya başladı. O beni yalarken en az iki kere
boşalmıştım. Dizlerinin üzerine kalkıp
bacaklarımı havaya kaldırdı, amımda götümde apaçık
ortaya çıkmıştı. “Sana öyle bir yarak
tattıracağım ki, hayatın boyunca unutmayacaksın,
amını darmadağın edeceğim senin!” diyerek
yarağını amıma dayayıp yüklendi. Amımın
sulanmış olmasına rağmen kocaman yarağı amımı yırtarcasına taşaklarına
kadar içime girdi. Amım Engin’in yarağını kılıf
gibi sarmıştı.

Engin hızlı bir şekilde üstümde
hoplarcasına amıma girip çıkıyordu.
Engin beni siktikçe zevkin doruklarına
çıkıyordum. Sanki dünya ile irtibatım kopmuştu. “Hadiii sik
beni, geçir bana erkeğiiim, bu gece senin orospun
oldum, sik beni, orospu yap beni!” diye inliyordum. Hızımı
alamadım ve “Üstüne çıkmak istiyorum!” dedim. “Olur
bebeğim, nereye istiyorsan oraya çık!” dedi. Engini
yatırıp üstüne oturdum. Elime yarağını alıp amıma dayadım ve yavaş yavaş üstüne
oturmaya başladım. Taşaklarına kadar yarağı
içimdeydi. Hareketlerimi hızlandırmaya başladım. Zevkten
kuduruyordum. Oturup kalkarken Engin’in taşaklarını
kalçalarımda, götümde hissediyordum.

Kaç kere boşaldığımı hatırlamıyorum bile. Üste olduğum için benim
döllerim Engin’in taşaklarına kadar sızmıştı.
Yarağı da taşakları da vıcık vıcık
olmuştu. Engin de ellerini göğüslerime atmış,
göğüslerimi sıkıştırıyor, ovuşturuyor,
gazete kağıdı gibi büzüştürüyordu. Bir taraftan canım
yanarken bir taraftan acayip zevk alıyordum. Engin, “Senin gibi bir
karı sikmedim şimdiye kadar, süper bir
şeymisin sen!” diyordu. Ben de, “Devam et erkeğim, devam et
kocacığım, ben de şimdiye kadar böyle bir yarak yemedim.
Daha da sok, daha da sokkk!” diyerek inliyordum.

Engin ellerini kalçalarıma kaydırdı
ve oğuşturmaya başladı. İyice de sertleşmişti.
Son noktaya geldiği belliydi. Elleriyle kalçalarımı ayırmış
ve hızlı bir şekilde amıma girip
çıkarken inliyor, hırlıyordu, “Iııığğğhhh,
oğğğhhşşş, ıhhhmmğğğhhh!”
diye. Okadar hızlanmıştı ki,
ıslak taşakları kalçalarıma vururken dalganın
kıyıya vurduğu gibi sesler geliyordu. Farkında olmadan
kalçalarımdan güç alıyordu ve zevkin doruklarına
yaklaştıkça elleri ile kalçalarımı biraz daha
ayırıyordu, götümün ayrılacağını
düşündüm bir ara. Engin içime öyle bir tazyikle patladı ki, amımın içi Engin’in dölleri ile dolmuştu.
Engin’le hayvan gibi sikişmiştik. İkimiz de birbirimizi
perişan etmiştik.

Engin’in üzerinden kalkarken içimi dolduran döller aşağıya
doğru süzülmeye başladı. Elimle yere
dökülmesin diye amımı kapattım. Elimde
bir avuç dolusu döl vardı ve halen sızmaya devam ediyordu. Tam bu
sırada Engin bana, “Ne o, yutacak mısın onları?”
dedi. Aslında aklımdan geçmiyordu. Çünkü şimdiye kadar
kocamın döllerini ağzıma almamıştım. “Bilmem...” dedim. Engin de, “Seninkileri
ben çok sevdim, sen de onların tadına bak
istersen!” dedi. Engin bana çok güzel bir gece
yaşatmıştı ve şimdiye kadar bu kadar güzel
sikilmemiştim. Ona ödül olacağını
düşünerek avucumdaki dölleri göğüslerime, boynuma, kalçalarıma
ve bacaklarıma sürmeye başladım. O kadar çoktu ki her tarafıma yetmişti. Avucumda son
kalanları da yalayarak ağzıma aldım. Çok tuzlu ve keskin
kokulu idi. Avucumda döl kalmayıncaya kadar avucumu yalayıp dölleri
yuttum ve “Seninki de çok güzelmiş!” dedim.

Engin yattığı yerden elini uzatıp, “Gel yanıma!”
dedi. Yanına uzandım. Çok hoşuma giden, ama kocamın çok
fazla yapmadığı bir şeyi yapmaya başladı. Bana
sarılıp beni sevmeye başladı. Hiç
beklemiyordum ve çok hoşuma gitmişti. Hem beni
seviyor, hem de bana, “Yıllardır seni sikmek istiyordum,
rüyalarımı süslüyordun, bana bunu yaşattığın için
çok teşekkür ederim!” diyordu. Bu son hareketleri beni
tamamen koparmıştı. Çünkü kocamdan bu
davranışları görmemiştim. Ben de Engin’e
bana yaşattığı gece için ve gösterdiği incelik için
teşekkür ederken, bir taraftan da göğsü ve karnı ile oynuyordum.

Elim yarrağına gitti, daha kendini
bırakmamıştı. Elime alıp okşamaya
başladım. Engine, “Gerçekten kocam olmak ister misin?”
dedim. “İsterim, ama nasıl olacak?” dedi. “Sen hiç göt
siktin mi?” dedim. “Bir kere kerhanede siktim, ama hiçbir şey
anlamadım!” dedi. “Beni götten siker
misin?” dedim. “Peki daha önce siktirdin mi?” dedi. “Birkaç
kere kocamla denedik, ama acıyınca siktirmedim.
Eğer sen istersen ilk sen sikeceksin ve kocam olacaksın, ister misin?”
dedim. “İstemezmiyim mi yavrum, kalçalarına hastayım zaten!” dedi. Kendimi Engin’in büyüsüne
kaptırmıştım, ama Engin’in kalın yarağı amıma zor girerken götüme nasıl girecekti. Bir
kere yola çıkmıştım ve bu sefer götümü siktirecektim,
kararlıydım. Kerhanedeki orospu siktirdiyse, o koca yarağı götten
yedi ise, ben de götüme alabilirdim, ben de o yarağı yiyebilirdim.
Çünkü Engin bunu hak etmişti.

Engin’e krem olup olmadığını sordum. “Var, ama banyoda!”
dedi. Ben de hiç düşünmeden çırılçıplak odadan
çıktım, önce tuvalete girdim. Daha sonra banyodan kremi alıp
odaya girdim. Engin ayaktaydı. Uzattığım kremi elimden alıp,
“Teşekkür ederim, hiç böyle bir şey beklemiyordum!” diyerek
dudaklarıma yapıştı. Emerek dudaklarımı öpüyordu.
Ben de karşılık verdim ve bir süre ateşli bir şekilde
öpüştük. Sonra elimden tutup beni yatağa
çıkardı ve dört ayağımın üzerine domalttı.
İri elleriyle kalçalarımı ayırdı. Önce
kalçalarımı öpüp yaladıktan sonra tersten amımın
üzerinde dilini dolaştırmaya başladı. Yine mest
olmuştum. Bir anda irkildim, amımı
yalayan dili şimdi göt deliğimde geziniyordu. İlk defa biri
götümü yalıyordu. Arada da kalçalarıma ufak ısırıklar
atıyordu.

Birden parmağı götümde dolanmaya
başladı ve yavaş yavaş götüme baskı yapıyordu.
Parmağını yarısına kadar götüme sokmuştu. Bir
taraftan da, “Kendini bana bırak, hiç acıtmadan
götünü sikeceğim, oradan da sana zevk almasını
öğreteceğim!” diyordu. Parmağını ortasına
kadar götüme sokup çıkarıyor bir taraftan da deliğimin etrafını
yalıyordu. Parmağın götümden çıktığını hissetim.
Başımı arkaya çevirdiğimde, Engin ayağa
kalkmıştı, krem kutusundan bolca kremi
aldığını gördüm. “Şimdi götünü
yağlayacağım, hiçbir acı
hissetmeyeceksin!” dedi.

Engin önce kremi göt deliğimin etrafına sürdü ve az önce götümü
parmakladığı parmağı ile götüme girmeye
başladı. Az öncekinden daha rahat giriyordu parmağı ve daha
derine. Parmağının tamamını götüme sokup
çıkarmaya başladı. Götüm parmağına
alışmıştı derken birden götümün
zorlandığını hissetim. Bu sefer iki
parmağını birden sokmaya çalıştı. Onu da içime
almıştım. Parmakların yarıdan fazlası götüme
girip çıkıyordu. Yatağa paralel durmamı söyledi. Öyle
yaptım, bir taraftan götümü iki parmağıyla yağlarken, bir
taraftan da yarağını ağzıma verdi. Ben Engin’in
yarağını emerken, götüm de parmaklarına
alışmıştı. İşi
biliyordu. “Nereden öğrendin göt sikmeyi?” dedim. “Filmlerden!
Bir gün senin götünü sikersem diye!” dedi.

Bu arada ben de Engin’in yarağını
ağzımla ve elimle güzelce kaldırdım. Tekrar önünde
domalttı. Bu sefer yarağını yağlamaya
başladı. Taşaklarına kadar yağladıktan
sonra kutudan aldığı bolca kremi alıp götümün içine
parmakları ile pompalamaya başladı. Götümde vıcık
vıcık krem olmuştu. Sonunda Engin götüme girecekti ve beni götveren yapacaktı. Biraz stresli idim ve kendimi
sıkıyordum. Engin kalçalarımdan tutup beni sabitledi, “Fazla
hareket etme ve kendini sıkma, bana bırak
kendini!” dedi.

Taş gibi ve dimdik yarağını kalçalarımın
arasında sürtmeye başladı. Götüme sokacak diye beklerken,
yarağın amıma girdiğini hissetim.
Bir taraftan amı sikerken bir taraftan da
parmağını götüme sokuyordu. Bir süre amımı
sikmeye devam etti. Yine mayışmaya başlamıştım ve
götümün sikileceğini unutmuştum. Tam bu sırada Engin seri bir
hareketle parmağını götümden çıkarıp
yarağını götüme dayadı ve ani ve sert bir hareketle
yüklendi. Engin’in kocaman yarağının kafası götümü
yırtarak götümden içeri girmişti. O anda kalbimin ağzımda
attığını hissetim. Attığım
çığlığı halen duyabiliyorum, “Aaağğğhhhhh,
ayyyyyy!” diye. İstem dışı
yaraktan kurtulmak için kendimi ileri doğru çektim, ama Engin iki eliyle
kasıklarımdan beni kendine doğru çekince
yarağının yarısı götüme girmişti. Menge gibi
elleriyle kasıklrımdan beni
sabitlemişti ve kaçamıyordum.

“Tamam yavrum, bu kadardı, sık
dişini, götüne girdim!” diyordu. Ama tansiyonum yükselmiş gibi
beynim zonklarken, sesini arka fondan geliyormuş gibi duyuyordum. Engin
bira daha yüklenince, “Uyyy, offf, aayyy, aağğhh,
Engin erkeğim kocacığım, dağıldım,
yırtıldım, çok acıyooor, ağğğhhhh!” diye inlemelerim
eşliğinde Engin götüme gidip gelmelerini yapıyordu. Bir anda
durdu, “Reyhan yeter bağırma, bak götünün içindeyim!” dedi.
“Hepsi girdi mi?” dedim. “Evet hepsi götünde, sakin ol
şimdi, bundan sonra zevk alacaksın!” dedi ve yavaş
hareketlerle götümün içinde gidip gelmeye devam etti. Ara da bir hepsini
çıkarıyor, nefes almamı rahatlamamı sağlıyor,
daha sonra tekrar sokup çıkarmaya devam ediyordu. Bir süre sonra götüm
uyuşur gibi olmuştu. Enginin yarağına
alışmıştı. Kendimi iyice serbest bıraktım.
Artık Engin amıma girer gibi rahat hareket
ediyordu. Engin’in büyük zevk aldığı her halinden belliydi,
kasıklarımı ve kalçalarımı sıkmaktan neredeyse
moraracaklardı. Ben de Engin’in ritmine uymuştum.

Engin yarağını götümden
çıkardı ve beni sırtüstü
yatırıp, bacaklarımı havaya kaldırdı.
Yarağını götüme dayayıp içine girdi. Şimdi rahat
alabiliyordum götüme. Engin bir taraftan götümü sikerken bir taraftan da
göğüslerimi okşuyor, sıkıyor, “Reyhan hoşuna
gidiyor mu?” diye soruyordu. “Evet, değişik bir duygu, ama amımdan aldığım zevk kadar değil!”
dedim. “Alışınca daha çok zevk alacaksın!” diyerek
götüme pompalamaya devam etti. 15 dakika siktikten sonra yarağını
götümden çıkardı ve döllerini fışkırtmaya
başladı. Göğüslerime kadar
fışkırmıştı yine bir avuç dolusu. “Ufff, nasıl
fışkırdı öyle!” dedim. “Senin gibi bir yavruyu
sikipte fışkırmadan olmaz ki!”
dedi. Bunları konuşurken ben Engin’in döllerini göğüslerime ve
göbeğime sürmeye devam ediyordum. Yine avucumda kalanları yalayarak
yuttum.

Engin’e, “Erkeğim benim, güçlü kocacığım, ne zaman
sikin kalkarsa bende indirebilirsin. Ne zaman ararsan, amım,
götüm, ağzım, her tarafım yarağına amade! Ama başka
karıları sikersen, hele kerhane orospularını sikmeye
gidersen çok bozulurum! Sen iste, ben senin için orospuluk bile yaparım!”
dedim. “Merak etme karıcığım sen benim küçük
orospumsun, sen varken başka orospuyu sikermiyim hiç!” dedi ve
dudaklarıma yumuldu. Uzunca öpüştük.

Gün ağarmak üzere idi, “Hala birazdan kalkar!”
dedim. Giyinmek için iç çamaşırımı elime
aldığımda, Engin, “Bırak Reyhan bana hatıra kalsın!” dedi. Zaten bir tek tanga külodum
vardı, onu da Engin’e bırakıp, üzerime geceliği alıp
çıktım.

Kahvaltıdan sonra Engin beni uğurlarken,
“Çantana bak, sana bir hediyem var!” dedi. Ordan ayrılıp kendi
evime gidince çantama baktım, bir CD vardı. Meğer Engin
akşam yaptıklarımızı kamerayla
kaydetmiş. Oturup seyrettiğimde hayretler içinde
kalmıştım. Hem yaptıklarıma, hem söylediklerime. Ama hiçbir
şey şu gerçeği değiştirmedi: Engin benim kocam ve
tokmakcım olmuştu. Ben de onun karısı ve biricik orospusu. Engin’le
halen her fırsatta sikişiyorum!

263 total views, 2 today

Hayvanlı porno resimleri sex hikayeleri resimleri ve porno hikayeleri

Porno Hikaye 12 Mayıs 2019

Merhaba, ben Selma. 41
yaşında, dolgun vücutlu, iri memeli, iri götlü ve sekse oldukça
düşkün azgın bir bayanım. Yani anlayacağınız orosbu
ruhlu bir ev hanımıyım. Şu anda evliyim. Kocam da gayet
azgın bir sikici. Onunla mutlu bir evliliğimiz var.

Sevgili arkadaşlar, burda
yazamayacağım bir nedenden dolayı, 9 sene cezaevinde hapis kaldım
(anlayışla karşılarsınız ki, yattığım
cezaevinin yerini ve adını vermek istemiyorum!). Açıkçası
cezaevine girince, bunca yıl seks olmadan, yarraksız ve erkeksiz
nasıl dayanırım diye kara kara düşünmüştüm. Ama sonra
gördüm ki, bizim kadınlar koğuşunda, seksin ve sikişin
sınırı yok. Cezaevinde, köydeki hayatımdan çok daha renkli bir
seks hayatım oldu. Cezaevine girmeden önce köyde beni sadece ilk kocam olacak
herif sikerdi. Onun da yarrağı beni doyuracak kadar büyük
değildi. Ama içeri girince erkek gardiyanlarımıza rahatça
siktiriyordum.

Tabi her mahkum kadın kız böyle
değildi. Ben, idareyle arası iyi olanlardan, koğuşta
herkesle iyi geçinenlerden ve kendini sevdiren kadınlardandım. Kaldığım
cezaevinde erkek gardiyan sayısı çok olduğu için, kendimizi
siktirmek için yarraklardan yarrak beğeniyorduk. Ayrıca koğuştaki kadınlarla da rahatça
sevişiyorduk. Üstelik ben dahil, her kadının
bir şişesi vardı. Banyo günlerinde herkes şişesini,
salatalığını yanına alırdı. Banyoda birbirimizi
yıkar, birbirimizin amlarını traş eder, birbirimize
şişe, salatalık sokardık. Bazı kadınlar
kızlar, ceza olarak, erkek gardiyanlarla sikiştirilmezdi. Onlar da
yarraksızlıktan kendilerine şişe sokardı. Genelde cam kola şişesi kullanırdık.

Bir keresinde yanımdaki ranzada yatan acemi bir
kız, azgınlıktan gece yatakta götüne salatalık sokmuş.
Salatalık biraz ufak olunca da, kızın götüne girip bir daha
çıkmamış. Kızcağız da korkmuş, gece beni uyandırıp, “Abla sana birşey söyleyeceğim…”
deyip durumu anlatmış, ben de gülmekten karnıma
ağrılar girmişti. Sonradan da kızı tuvalete götürüp,
ıkına ıkına götündeki salatalığı
çıkartmasına yardımcı olmuş,
ardından da kıza nasihat etmiştim, “Kızım bak, yarın
kendine bir kola al, afiyetle iç, şişesini de sakla. Burda
kaldığın müddetçe o şişe senin en sadık
erkeğin, sikicin, kocan olacak! Tamam mı?” diye.
Kızcağız da, “Hı hı, tamam abla!” diyerek
ertesi gün dediklerimi yapmıştı.Hapishanede gayet renkli bir seks
hayatımız vardı. Koğuştaki arkadaşlarla değişik
seks oyunları oynardık. Mesela, bir keresinde aramızda
para toplayıp dışardan kendimize belden bağlamalı
vibratör getirttmiştik. Kendi aramızda
toplanır, Evlilik oyunu oynar, karı koca eşleşirdik, “Halime
kız, sen Selma’nın kocası ol. Fatma sen Meltem’in kocası
ol…” vs vs.
Sonra kendimizi süsler, mahsustan nikahlar kıyılır, ardından
gerdek gecesine gelirdi sıra. Ranzanın birini gerdek için ayırır,
biz de karşısına geçer, birimizin diğerini çatır
çatır sikişini izlerdik.

Bu seks alemlerimiz esnasında sınırmız tabumuz
olmazdı. Bazen ben siken erkek olur, bazen
sikilen avrad olurdum. Herkesin kendince fantazisi olurdu. Yıllardır
erkeksiz kalmış bazı kadınlar içlerindeki duyguları
rahatça dışa vururlardı, “Ohh Selma, hadi iyi sik şu
kızı!” derdi biri, öbürü de, “Sikeceğim, amını götünü bir edeceğim bu kızın!”
derdi.

Hiç unutmam, bize göre mazbut, sessiz, sakin,
namuslu gözüken, kapalı giyinen bir Aylin ablamız vardı. Bir
keresinde onu zor bela bu seks alemimize
katılmaya ikna etmiştik ve aramızda birini seçip onun
kocası yapmıştık. Aylin abla önce çekinerek sevişmeye
başlayıp, az sonra çatır çatır sikilirken kendinden geçip, “Ohhhh!
Hadi aslanım, sik yengeni götünden!” demez mi! Hepimiz
şaşırıp gülmüştük. Sonradan
öğrendik ki, bu mazbut Aylin ablamız kendi
genç yaşında dul kalıp, kayını ergenliğe girince
azgınlıktan birkaç defa ona vermiş. Kayını da ne
yapsın, hazır sikilecek am göt var, Aylin
ablamızı defalarca sikmiş. O günden sonra koğuştaki
kızlar Aylin ablaya, “Aylin abla söyle bakalım, kocanınki
mi büyüktü, kaynınınki mi?” diye takılıp durdular.

Koğuşumuzun ablası, lideri, ellisine
yaklaşmış, heryerinde bir dövme olan, büyük memeli, koca götlü,
yıllarca genelevde çalışmış Derya adında bir
kadındı. Bu Derya ablanın dışarda orosbu olarak
çalıştırdığı kızlar vardı. Koğuştan
gardiyanlara siktirilecek kadınları da o seçerdi. Sağolsun beni çok severdi, ne zaman canım canlı yarrak istese
bana bir erkek gardiyan bulur, siktirirdi. Koğuşta herşey ondan
sorulurdu. Herkesin bir görev dağılımı vardı. Disiplinsiz
olana ve kafa tutana, cezasını Derya abla verirdi. Genelde hapishane
düzenini bilmeyen, yeni gelme kızlar kadınlar ceza alırdı. Derya
ablanın verdiği cezalar hep cinsel içerikli, seksle iligili olurdu. Ne
yalan söyleyim, ben de bu cezaların uygulaması esnasında
hazır bulunur, kendimce Derya ablaya katkıda bulunur, zevk
alırdım.

Yine bir keresinde kadının biri, “Ben
temizlik falan yapmam!” deyince, 8-10 kişi
kadına çullanıp, biraz dövmüş, tokatlamış, sonra
kadını tuvalete götürüp götüne şişe sokmuştuk. Kadıncağız
bir hafta kadar götünün üzerine rahat oturamamıştı. Birinde de
yeni yetme bir kız Derya ablaya kafa tutmuş, ona sövünce, oturup aramızda plan yapmıştık, bu salak
orosbuya ne ceza verelim diye. Yılların kart orosbusu Derya abla, “En
azgınlarından 4-5 tane erkek gardiyan ayarlayayım da, bu
şıllığa bir tecavüz etsinler!” diye karar vermiş,
biz de ertesi günü iple çekmiştik…

Ertesi gün, “Ziyaretçin geldi!” deyip,
kaltak kızı kandırıp odaya götürmüş, erkek gardiyanların
eline bırakmıştık. Offf, ne sikmişlerdi kızı
ama! Kızcağız önceleri biraz bağırıp
çağırıp dirense de, kızı tokatlayarak birazcık
döverek susturup, sonra heryerini avuclayıp mıncıklayıp
okşamaya başladılar. Sonra bize, “Hadi siz de bakmayın,
soyun şu orosbuyu!” dediler. Ben dahil birkaç kadın,
kızın üzerindekilerini hoyratça çıkardık. Yaramaz
kızımızın ağlaması da biraz dinmişti. Derken
gardiyanlar soyunup, her biri birbirinden büyük yarraklarını
okşayarak kızı masaya dayadılar. Biri saçlarından
tutup yarrağını kızın ağzına verdi. Kızın
ağlamaklı bir halde yarrağı yalamaktan çekindiğini
görünce, sertçe kıza bir iki tokat atıp emirler verdi, “Emsene
kız orosbu! Aç ağzını! Yalaa!” diye. Kız çaresiz
her söylenileni yapmaya başlamıştı.

Gardiyanlardan biri yüzünü kızın götüne
dayamış, göt deliğini yalıyor, diğeri memelerini avuçlamış
sıkıyor, diğeri yarrağını kızın
ağzına vermiş yalatıyor, diğeri de ayakta
yarrağını sıvazlarken kıza sövüyordu, “Orosbu! Daha
dün geldin, bugün götün kalktı! Derya ablana karşı gelmek neymiş gör! Sikin şu orosbuyu! Sikin! Amını
götünü bir edin!” diye.

Az sonra ayakta 31 çeken gardiyan, “Çekilin! Tutun
bakayım şunun başından. İlk ben geçireyim şu
kaltağın amına!” diyerek
kızın arkasına geçti. Bu esnada kız biraz diretince gardiyanlar
dahada sinirlendi, ikisi kızın bacaklarından sıkı
sıkı tutup, diğeri kızın başından tuttu. Kızcağızın
kıpırdamaya imkanı kalmamıştı. İlk sikecek
olan gardiyanın yarrağı gayet kalın iri birşeydi. Sanırım
en az 17-18 cm vardı. Biz, adam kızı
ilk amından sikecek diye beklerken, gardiyan, “Orosbu! Seni amdan
sikecektim, ama kızdırdın beni, götten
sokacağım sana! Sıkı tutun şunu!” deyince, orda
olan hepimiz dahada azdık, gaz vermeye başladık, “Sik! Sik
şu orosbuyu götünden! Acıma!” diye…

Azgın bir boğa gibi iyice kuduran adam, yarrağını kızın göt
deliğine dayadı ve zorladı, fakat girmiyordu. Eline biraz tükrük
alıp kızın götüne sürüp bir daha yüklendi. Kızcağızın
haykırışı halen kulağımda, “Ayyyy! Iııhhh!”
diye. Gardiyanın koca yarrağı kızımızın
götüne girmişti. Diğer gardiyanlar da boş durmuyor,
kızın heryerini, memelerini, yanaklarını,
bacaklarını öpüp okşuyor, avucluyor, somuruyorlardı. Kızın
götünde yarrağı olan gardiyan bir müddet kızın götünü eze
eze sikti. Ardından diğerleri, “Biraz da biz sikelim!” deyince kızın götünden yarrağını çıkardı.
Bu esnada kız zort zort osurmaya başlayınca, sıradaki
gardiyan, “Offff yavrum, dur o götünün tıpasını takayım
da osurma!” deyip, kızın götüne direk geçirdi. Kız götünden
sikildikçe inim inim inliyordu, “Ayyy! Ahhhh! Ihhhh!” diye.

Bu arada diğer gardiyan kızın yüzünü masada yan çevirmiş,
kendisi ayakta, kızın ağzını yüzünü sikmeye
başlamıştı. Bazen yarrağının
tamamını kızın ağzına sokup boğazına
zorluyor, kız kusacak gibi oluyordu. Kızcağız bir yandan
ağzında gidip gelen yarrak nedeniyle nefes almaya
çalışıyor, diğer yandan götünde pompalanan
yarrağın verdiği zevkle inliyordu…

O gün gardiyanlar kızı defalarca amından, götünden ve ağzından siktiler. “Amına
boşaltırsak hamile falan kalır, başımıza dert olur!”
diyerek, her biri ayrı ayrı kızın götünü sikerek, götünün
içine boşaldılar. Daha sonra, o ana kadar hiç birşey
olmuyormuş gibi sigarasını içen Derya abla, cebinden birkaç
selpak çıkarıp uzattı, “Verin şunu orosbuya, götünü
temizlesin!” dedi. Bu arada bütün bu olanları izleyen kadınlar
olarak amlarımız ıslanmış, ilk fırsatta bu
gardiyanlara kendimizi nasıl siktiririz diye düşünmüştük. Nitekim sonradan siktirmiştik kendimizi.

Daha sonraları o kız koğuşun en
akıllı uslu kızı olmuş, Derya ablanın elini
öpmüş, aramıza katılmış, orosbulukta da hepimizle
yarışır hale gelmişti.

Arkadaşlar, beni çok etkileyen ve aklıma geldikçe amımın
sulandığı bir anımı daha anlatayım. Birgün koğuşumuza 18’ine yeni girmiş, ama hamile,
körpe bir köylü kızı gelmişti. Ama kız her haliyle
yaşından küçük gösteriyordu. Kızın bizi umursamaz
tavırları ise canımızı sıkmştı. Koğuştaki
kadınlar bu tip kızlara nasıl davranacaklarını iyi
biliyorlardı, birisi, “Kız, adın ne kız senin?”
dedi. Kız da, “Güllü!” dedi. Kızın karnındaki
şişkinliği fark eden diğer bir kadın, “Ne o
kız? Bu yaşta sikilip hamile mi kaldın?” diye sorunca,
kız utangaç bir şekilde, Evet…”
dedi. “Kaç aylık kız bu?” diye sordu koğuş
arkadaşımız. “6 aylık abla…” dedi.

Bir iki gün sonra hamile kızın neden buraya geldiğini
öğrenmiştik. Bizim köylü körpe Güllü’yü, henüz 15
yaşındayken görücü usulü evlendirmişler. Sonra bizim küçük orosbu
kocası askerdeyken komşusuna siktirmeye başlayıp, ondan
hamile kalmış. Komşunun karısı da durumu
öğrenince bunun evini basmış. Güllü de kadını silahla
korkutayım derken, silahla kadını vurmuş.

Koğuşumuza ilk kez böyle genç bir hamile
kızın gelmesi çoğumuzun ağzını sulandırmıştı.
Yalnız bu saf köylü kızı da ilk zamanlar bizlere kafa tutup, (Ben
şunu yapmam, bunu yapmam…) demeye
başlamaz mı. Güllü’yü Derya ablaya şikayet etmek zorunda kaldık.
Derya abla kızgınlıktan köpürdü, “Hele banyo günü gelsin,
bu küçük köy orosbusuna yapacağımı bilirim ben!” deyip,
banyo günü kızın yanına getirilmesini istedi.

Banyo günü gelince, ranza arkadaşım
Fatma’yla beraber Güllü’yü de aramıza alarak
banyoya girdik. Güllü, banyoda diğer kadınların da beraber
yıkandığını görünce, utanması azaldı ve soyunmaya
başladı. Fatma’yla ben Güllü’ye bakarak amımızı
okşamaya başlamıştık bile. Köylü kızı Güllü,
beyaz teni, yuvarlak toplu götü, hafif kıllı amı,
şişkin karnının üzerinde dik dik duran iri birer limon
kadar memeleriyle tam bir körpe kızdı. Az sonra Derya ablanın
Güllü’ye yapacaklarını tahmin ettikçe daha da azdık ve önce
kendi zevkimiz için Fatma ile ben öpüşüp, birbirimizin amlarını
götlerini avuçlayıp, memelerini okşamaya başladık. Köylü
kızı Güllü bizi izledikçe amını
parmaklamaya başladı. O da az orosbu değildi.

Ben ranza arkadaşım Fatma’nın meme
başlarını somuruyor emiyordum ki, Fatma
bana, “Dön arkanı kız, götünü yalayyayım!” deyince
arkamı dönüp, götümü Fatma’nın yüzüne dayadım. Fatma elleriyle
göt yanaklarımı ayırıp, göt deliğimi yalıyor,
dilini götümün içine sokmaya çalışıyordu. İnlemelerimiz ve
konuşmalarımızla bizi izleyip amını
okşayan Güllü’yü de azdırıyorduk. Ben Fatma’ya, “Ohhhhh! Yala
erkeğim, yala kocacığım, amımı
götümü yala!” diyordum. Fatma da, “Ohhhh, mmmmhh, yalıyorum
kıız, yalıyorum orosbu!” diyordu.

Köylü kızı hamile Güllü’nün de iyice
kıvama geldiğini görünce, Sende orda
kendini okşayıp durma, gel memelerimi emsene kız!” dedim ve onu da sevişmemize kattık. Fatma arkadan amımı götümü yalarken, Güllü’de
memebaşlarımı emiyor, ben de Güllü’nün küçük memelerini avuçlamış
okşuyordum…

Bir müddet böyle seviştik. Az sonra Güllü, “Abla
nolur beni de yalayın!” deyince,
bu sefer ortamıza Güllü’yü aldık, Fatmay’la beraber Hamile Güllü’nün
heryerini yalayıp öpüyor okşuyorduk. Körpe köylü kızı
Güllü’nün boyu omuzlarımıza anca geliyordu. Özellikle kızın
yaşına göre küçük memeleri çok hoşuma gitmişti. Güllü’nün
her bir memesini emiyor vakumluyordum. “Ufff kız, bu memeleri
büyütememişsin, biz burda büyütürüz dimi ablası?”
dediğimde, ranza arkadaşım Fatma, “Ohhh, mmmh, evet, biz
bunun memelerini de, götünü de büyütürüz, iki seneye kalmaz at gibi bir avrad
olur!” dedi. Güllü ise amı götü memeleri
heryeri yalandıkça zevke geliyor, ince ince inliyordu…

Biz böyle zevkimize dalıp sevişirken, bizim
koğuştan bir ablamız yanımıza
gelip, “Hadi kız orosbular Derya abla bekliyor sizi!” deyince
kendimize geldik. Köylü kızı saf Güllü, “Ne oldu abla? diye safça sorunca, “Gel kız, biraz da
Derya ablan sevsin seni!” dedik. Güllü tedirgin olmuştu, ama nafile. Güllü’nün
elinden tutarak Derya ablanın yıkandığı geniş
bölüme götürdük. Derya abla her biri büyük karpuz gibi kocaman götü, büyük
memeleri, hafif sarkmış göbeğiyle ayakta bizi bekliyordu. İçeri
girince Güllü korkuyla karışık tedirgindi.

Derya abla Güllü’nün yanına gelerek, “Demek
herşeye itiraz eden mızıkçı orosbu bu?” diyerek
konuşmaya başladı ve sonra da Güllü’ye, “Kaç
yaşındasın sen kız orosbu?” diye sordu. Güllü, “18e yeni girdim abla…” dedi. Biz, Derya ablanın
seks fantazilerinin ne kadar sınırsız ve acımasız
olduğunu bildiğimizden, o an olan herşeyden zevk alıyorduk.
Derya abla hamile Güllü’nün heryerini süzüyor, biryandan da kızın
götünü okşuyor, memelerini kontrol eder gibi sıkıyordu…

Derken Derya abla aklındakileri yapmaya başladı. Güllüye, “Eğil
bakayım kız!” dedikten sonra, bana, “Selma,
gel tut bakayım şu kızı!” dedi. Güllü
eğilmiş, ben de omuzlarından tutuyordum. Derya abla, “Kız
Fatma, gel bak bakalım şu kızın
götüne, 18 yaş götümü?” dedi. Derya ablanın ne yapmak
istediğini anlayan Fatma muzipçe gülerek eğildi, hamile Güllü’nün göt
yanaklarını ayırıp, kızın göt deliğini
inceledi ve Yok abla, bu kızın götü 18
yaş götü değil, baksana deliği daracık!” dedi.

Derya abla, “Mmmm… Selma kız, sen de bir
parmak kontrolü yap bakalım!” dedi. Bunun üzerine ben de orta
parmağımı ağzıma götürüp tükrükleyip Güllü’nün göt
deliğine soktum. Offf, gerçekten kızın
götü daracık ve sıcacıktı. “Mmmmhh, abla bence de bu
kızın götü en fazla 16sında, yoksa bu
yaşta bu kadar dar sıkı delik olmaz!” dedim.
Derya abla, “O zaman bu kızın götünü biraz genişletelim de,
çabuk büyüsün şıllık! Verin bakalım şişeyle
vazelini!” dedi.

Kadınlardan biri havluya sardığı cam
kola şişesi ve vazelini Derya ablaya verdi. Bizim köylü kızı
hamile Güllü şişeyi görünce ağlamaklı bir şekilde,
bana, “Abla ne yapcaksınız onu?” diye sordu. Ben de Güllü’nün
saçlarını okşayarak, Tatlım
merak etme, birşey olmayacak, götünü biraz genişleteceğiz!”
dedim. Diğer kadınlar da kendi aralarında zevklenip
fısıldaşıyorlardı, “Offf, alabilir mi bu yavru
acaba?”, “Bence başı girer, gerisini
alamaz!” diye. Derya abla vazelini elindeki şişeye bolca sürüp,
biraz da Güllü’nün göt deliğine yedirerek
cevapladı, “Alır, alır! Kızlar, bu kız bu hamile
haliyle daha neler alır götüne! Hadi domaltın bakayım yerde
şu kızı!” dedi.

Biraz çırpınır gibi olunca hepimiz birden üzerine çullanarak,
köylü kızı hamile Güllü’yü yerde domalttık. Güllü’nün başında
en az 6-7 kadındık. Birkaçı kızın kolarından,
diğerleri bacaklarından, ben de başından tutuyordum. Güllü
ağlamaya başlamıştı, “Abla nolur önden sokun, oramdan
sokmayın, nolurrr!” diye yalvarıyordu. Derya abla
kızın zırlamasına sinirlenip, bana, “Selma kız, kapa
şu küçük orosbunun ağzını!” deyince,
ellerimle Güllü’nün ağzını kapayarak, “Sus kız hamile
orosbu! Burda seni kimse duymaz!” dedim.

Az sonra Derya abla elindeki şişeyi
Güllü’nün göt deliğine dayadı, fakat
girmiyordu. Derya abla biraz daha zorlayınca ve zazelinin etkisiyle
şişenin başı hamile kızımızın götüne
girmişti. Güllü acı acı inledi, “Ayyyy!
Ihhhh! Acıdııı! Acıyooorrr!” diye. Bu arada ben
Güllü’nün başını tutarken Fatma da alttan kızın
memelerini avuçlayıp sıkıyor, Ohh,
ne sütlüdür şimdi bu memeler kız!” diyordu.

Derya abla azgın kadınlara şişe sokmada tecrübeli
olduğundan, “Durun bakalım daha girmedi!”
diyerek, şişeyi kalın kısmına
kadar sokmak için birdaha kremledi. Benim de amım
iyice sulanmış zevke gelmiştim, “Evet abla, öyle sade
başı girmekle olmaz, en az yarısı girmeli ki,
şişe yedim desin kız!” dedim.
Diğer kadınlar da, “Offf, evet!” diyerek onayladılar. Bunun
üzerine Derya abla şişeyi iyice Güllü’nün götüne bastırmaya
başladı. Hamile kızın inlemeleriyle beraber kola
şişesi santim santim kızın götüne giriyordu. Ben de
ellerimle Güllü’nün ağzını kapamakta
zorlandığımdan, Rahatça
ısır kız!” diyerek ıslak havluyu kızın
ağzına vermiştim.

Hamileliğinin de etkisiyle Güllü’nün şişeyi kalın kısmına kadar almakta iyice
zorlandığını gören Derya abla, şişeyi
kızın götüne bastırarak, “Ikın kız orospu,
ıkın!” deyince, Güllü derin bir nefes alıp,
“Iğhhhhhhhh!” diye ıkındı. O anda Derya abla
iyice yüklendi ve şişe kalın
kısmı dahil nerdeyse yarıdan fazlasıyla Güllü’nün götüne
girmişti. Kızın o andaki yüz ifadesini anlatamam. Bu esnada
körpe hamile kızımız Güllü götündeki sert büyük kalın
şeyin etkisiyle çişini tutamayıp işemeye başlamaz mı!
Hepimiz gülerek, “Az daha tutamadın mı orosbu!” diye
Güllüye takıldık.

Kızcağızın işemesi, Derya
ablanın hep yapmak isteyip yapamadığı bir şeyi
aklına getirmiş olmalıydı ki, Derya
abla, “Durun daha bitmedi!” diyerek Güllü’nün götündeki
şişeyi yavaşça çıkardı. ‘Plof!’ diye götünden
çıkan şişenin etkisiyle Güllü fosur fosur osurunca, Derya abla
bunu bahane ederek, “Vay terbiyesiz orosbu vay, yanımda osurursun haa!”
diye çıkıştı. Ardından ayağa kalkıp, bize, “Kızlar
yatırın bakayım şu orosbuyu yere!” dedi.
Güllü zaten olanların yorgunluğuyla yere boylu boyuna uzandı. Zavallı
kızcağız bize, (Abla bana ne yapacaksınız?) der gibi
bakıyordu. Doğrusu biz de Derya ablanın ne
yapacağını bilmiyorduk…

Derya abla iyice zevke gelmiş, yeni ağda
yaptığı kılsız amını
okşarken, “Yüzüne oturcağım bu orosbunun, tutun bakayım
şunu!” dedi. Meğer bizim Derya abla, o şişman büyük
götlü haliyle, bir kızı yere yatırıp yüzüne oturmak,
kızın yüzünü, götüyle amıyla ezip,
sonra kızın ağzına şarıl şarıl
işemek istermiş hep. Derya abla bu fantazisini
gerçekleştirebilecek bundan iyi yerin olmadığını biliyordu.
Kadınlardan biri kızın bacaklarına oturdu, Fatma’yla ben de kızcağızın ellerini tuttuk. Derya
abla o koca götüyle gelip, tuvalete oturur gibi Güllü’nün yüzüne oturdu. Amını
kızın ağzına dayayarak, “Yala kız! Yala
ablanın amını! Ohhhhh!” diyordu. Güllü,
Derya ablanın amını yalayabildiği
kadar yalamaya başlamıştı.

Derya abla amı
yalandıkça zevkleniyordu, “Ohhhh! Mmmmhh! Aferin kız orosbu, güzel
yalıyorsun! Dilini sok! Ohhh! Yala küçük kaltak, yala!” diyordu. Derya
abla o iri haliyle adeta bütün ağırlığını vererek
kızın yüzüne oturmuştu, kızcağızın yüzü
Derya ablanın koca götünden dolayı gözükmüyordu. Derya abla
arasıra kızın yüzünden hafifçe kalkıyor, Güllü’nün nefes
almasına müsaade ediyor, sonra yeniden kızın yüzüne oturup, Ohhhhh!” çekiyordu. Dakikalarca böyle devam
ettikten sonra Derya abla eğilip Güllü’nün saçlarından tutarak, Aç bakayım kız ağzını,
ağzına işeyeceğim!” diye sertçe emir verdi. Kızcağız,
“Abla nolur yapma!” dese de, Derya abla, 
kız orosbu, aç ağzını! Yoksa götümle boğarım seni
burda!” diyerek kızcağızı sindirdi.

Ben de körpe kızın o halini gördükçe
inanılmaz zevk alıyordum. Derya ablayı iyice kudurtacak laf da
Fatma’dan geldi, Offff, hadi abla, içir Bira’nı
şu kıza! Ha bir şişe bira içmiş, ha senin sidiğini
içmiş!” dedi. Bunu duyan Derya abla, “Ohhhhhh! Evet, aç
ağzını kız, hadiii aç!” diyerek Güllü’ye söylendi. Derken
az sonra kızcağız ağzını açtı. Derya abla
birkaç saniye kızın ağzı açık vaziyetteyken bekledi,
ardından şarıl şarıl işemeye başladı. Derya
abla kızın ağzına işedikçe, ‘Ohhhhhh!’ çekiyordu. Kızcağız
Derya ablanın sidiğini yutmamaya
çalıştığından ağzından
taşırıyor, fakat Derya abla busefer kızın yüzüne
işiyordu. Güllü gözlerini kapayıp Derya ablanın işemesinin
bitmesini bekledi…

Az sonra işemesini bitiren Derya abla
ayağa kalkıp, “İşeyecek olan işesin bu orosbuya!”
diyerek kenara oturup, bizi izlemeye başladı. Bunun üzerine
kadınlar birbir yerde yatan kızın üzerine gelip işemeye
başladılar. Ne yalan söyleyim, ben de kızın yüzüne
değil, ama memelerinin üzerine işedim. Yalnız ranza
arkadaşım Fatma’nın kızın yüzüne oturup işerken, ‘Zort!’ diye osurup, “Ayy, kusura bakma
kaçırdım!” deyişini de unutmuyorum.

Bu fasıl da bittikten sonra, hep
beraber Güllü’yü temizleyip sabunlayıp yıkadık. Kızı
yıkarken, “Kızım burası hapishane, burda herşey
olur. Akıllı ve saygılı olursan bizim gibi rahat edersin!”
diye ona moral verdik.

Nitekim Güllü de ilerde bize
alışıp, akıllı uslu bir kız oldu. Güllü’ye
doğum yapmasında ve sonrasında hep Derya abla yardım etti. Güllü’nün
bir kızı oldu. Derya abla Güllü ve kızına sahip
çıktı. Sonradan duyduğuma göre Güllü iyi halden dolayı
erken çıkmış. Kan davasından korktuğu için ismini değiştirmiş,
şimdilerde İstanbul’da orospuluk yapıp, kızına
bakıyormuş.

305 total views, 4 today

Mofos agent public sex hikayeleri

Ensest Hikaye 12 Mayıs 2019

benim hikayem amcamın eşi Derya yengemle ilgili. Yengemi sürekli arzu
etmişimdir. Yengem 29 yaşında, 90-60-95 ölçülerine sahip, dolgun
kalçalı, sürekli dar elbiseler giyerek vücut hatlarını sergilemeyi
ve dikkat çekmeyi seven birisi. Yengemlerle aynı binada oturuyoruz. Amcam
memur olduğu için sabah 8’de işe gider, akşam
6’da eve gelir.

Bir gün odamda bilgisayarla uğraşırken dışardan
sesler duydum. Pencereden baktım, bizim binanın yan tarafındaki
inşaattaki işciler dikkatli bir şekilde bizim binanın bahçesine
bakıyorlardı. Ne bakıyorlar diye kafamı aşağı
eğdiğimde yengemi gördüm. Yengem yünleri havalanması için yere
sermiş, elinde bir çubukla, yumuşasın diye yünleri çırpıyordu.
Asıl önemli konu üzerine giydiği kıyafetlerdi. Altında
siyah bir tayt, üstünde ise açık pembe bir badi vardı. Biraz dikkatli
bakınca, taytın içinde külot, badinin içinde de sütyen olmadığı
kolayca anlaşılıyordu. Yengemi öyle görünce bir anda sikim kalkmaya başladı. İnşaattaki
işcilerin de dikkatli bakmalarının nedenini o zaman anladım.
Tabii ben de yengemi izlemeye başladım.

Yengem eğildikçe taytı yavaş yavaş kayıyor, o koca götünün çatalı gözüküyordu. Ben de
çileden çıkmıştım, inşaat işçileri gibi kudurmuş
halde yengemi izliyordum. Yengem badisinden belli olan göğüsuçları, çubukla
yünlere vurdukça sallanan göğüsleri ve taytından gözüken götüyle
sanki (Gel beni sik!) diyordu.Bir ara yengem alnının
terini silereken başını kaldırıp beni gördü ve bana gülümsedi,
ben de ona göz kırptım. Ama dikkatimi çeken şey, yengem beni gördükten sonra hareketleri daha rahat olmaya başlamıştı.
Yünlere vurdukça taytı biraz daha aşağı kayıyor,
nerdeyse göt deliği gözükecek duruma geliyordu. Herhalde arkasındaki
inşaat işcilerinden haberi yoktu, yengem bütün güzelliğiyle şahane
götünü sergiliyordu. Bütün ameleler pantolonlarının üstünden
sikleriyle oynamaya başlamıştı. Tabi ben de kudurmuştum
bu manzara karşısında.

Biraz daha izledikten sonra, aşağıya yengemin
yanına inmeye karar verdim. Yanına indiğimde yakından gördüğüm
manzara karşısında zevkten kendimden geçtim. Yengemin o şahane
götüne güneş vuruyordu ve taytın içindeki bütün saklı yerleri deşifre
oluyordu, am göt resmen meydandaydı. Eminim ki inşaat işcileri benim yerimde olmak için herşeylerini
verebilirdi. Yanına oturup, yengemin frikiklerini izlemeye başladım.
Yengem domaldıkça görünen o mühteşem götü ve
dolgun dudaklı amına baktıkça kendimden geçtim. Yarrağım
zonkluyordu, nerdeyse donuma boşalmak üzereydim. Yengem bana havadan sudan
sorular soruyordu, ben ise kısa cevaplar vererek, anın tadını
çıkarmaya çalışıyordum.

Bir ara başımı kaldırıp yukarı
baktığımda, yandaki inşaatta, yengemin yaşattığı
bu göz ziyafetini görmek için bütün ameleler toplanmıştı. Yengem
de sanki bana iş atarcasına, “Belim açılmış mı?”
dedi. Ben de manzarayı kaçırmamak için, “Yok!” dedim. Yengem,
“Yalancı, sanki götüme baktığını bilmiyorum!”
dediğinde şok oldum. Ben de, “Sadece ben baksam iyi, arkandaki
inşaata bir bak!” dedim. Yengem hiç istifini bozmadan, “Biliyorum,
ameleler de bakıyorlar, değil mi?” dediğinde, ben şok şok
üstüne yaşıyordum. Ben sormadan yengem, “Bu da benim fantazim! Nasıl
sen ve ameleler beni izleyerek zevk alıyorsanız,
ben de gösterdikçe zevk alıyorum!” dedi. Ben susmuş kalmıştım.
Yengem, “Bırak orda öyle oturmayı da, gel yardım et, şu
yünleri kaldıralım!” dedi. Yengeme yardım ettim ve yünleri
topladık.

Artık eve çıkacaktık. İnşaat işcileri gittiğimiz için üzgündü, ama
bu kadarı onlara çoktu bile. Onlara göre ben şanslıydım,
yengem halen yanımdaydı. Yengemin yünleri eve çıkarmasına
yardım ettim ve beraber içeri koyduk. Yengem, “Sen otur, ben bir duşa gireyim, her yerim yün oldu!”
dedi. “Tamam!” dedim. Yengem banyoya girdi. Su sesini duyunca ben
hemen yengemin yatak odasına girdim, bunu her fırsatta yapardım.
Yatağın üstünde beyaz bir tanga ve sütyen vardı. Demek ki yengem
bunları çıkarıp aşağı inmişti. Hemen
koklamaya ve sikimle oynamaya başladım. Nerdeyse boşalmak üzereydim,
kendimi zor tutuyordum.

Su sesinin
kesildiğini duyunca hemen salona geçtim. Yengem banyodan çıktı ve
“Giyinip geliyorum’” dedi. “Ben de bir lavaboya gideyim!”
dedim. Hemen tuvalete gidip 31 çekerek boşaldım. Rahatlamıştım.
Lavabodan geldiğimde yengem üzerini giyinmişti, buna giyinmek denirse
tabii. İnce gecelik tarzı beyaz bir elbise giymişti. Göğüsleri
dim dikti, uçları ise nohut gibi belli oluyordu. Karşı koltukta
oturuyordu, bacakları kaymak gibi gözüküyordu, bacak bacak üstüne atmış,
nerdeyse külodundan amı gözükecekti.

Ben hemen söze girdim, “Yenge inşaat işcileri
bugün seni hayal ederek iyi bir 31 çekerler!” dedim. Yengem, “Ya sen?”
dedi. Ben ne diyeceğimi bilemediğimden sustum. Tekrar sordu, “Sen
de 31 çekecekmisin beni hayal ederek?” dedi.
“Yaa yenge, ben de erkeğim, fazla üstüme gelme!” dedim. Yengem
de, “İyi o zaman, kapatalım bu konuyu!” dedi. Aslında
konunun kapanmasını istemiyordum, aksine yengeme yaklaşmak
istiyordum, ama buna cesaretim yoktu. “Yenge…” dedim. “Söyle
canım?” dedi. “Bugün niye böyle birşey yaptın?” dedim.
Yengem, “Ahh ahhh, yanıyorum, ondan!” deyince, benim de ağzımdan,
“Ben de yanıyorum yenge!” çıktı.

Yengem hınzırca gülümseyerek, “Beni
istiyorsun yani, öyle mi?” dedi. Utana sıkıla, “Evet!”
dedim. “İyi gel bakalım, birbirimizin
ateşini söndürelim! Ama ilk ve son kez olacak, ve kimseye söylemeyceksin,
söz ver!” dedi. “Söz!” dedim. Yengem kalkıp yanıma
oturunca, hemen üstüne atladım ve deli gibi öpüşmeye başladık.
Öpüşürken biryandan da yengemin geceliğe benzeyen elbisesini sıyırdım.
Sonra sütyeninden kurtardığım göğüslerine yumuldum. Yengemin
göğüsleri taş gibiydi, sanki hiç el değmemişti. Öyle bir
yalıyordum ki göğüslerini, yengem, “Yavaş,
kaçmıyorum ya!” diyordu. Yengemin de benim kadar zevk aldığı
her halinden belliydi.

Göğüslerinden göbeğini yalayarak amına geldim. Külodunu çekip çıkardığımda,
yengemin kaymak gibi amı sulanmıştı,
hemen yalamaya başladım. Yengem ellerimi tuttu, ben amını yaladıkça zevkten uçuyordu ve ellerimi
sıkıyordu. Yengemi inleterek 2 kez orgazma ulaştırdım,
fakat yarım saat boyunca amını yalamaktan
dilim uyuşmuştu. Kalkıp soyundum ve yatağa sırtüstü yatttım.
Yalama sırası yengemdeydi, sikimi ağzına alıp yalamaya
başladı. Öyle bir iştahlı yalıyordu ki,
dilini başında gezdirip beni kudurtuyor, değme orospulara taş
çıkartıyordu. 5 dakika sonra dayanamadım ve böğürerek
yengemin ağzına patladım. Yengem sanki damlasını ziyan
etmek istemiyorcasına döllerimin hepsini yalayıp yuttu, sikimi
temizledi.

Kalktım ikimize birer sigara yakıp geldim. Yatakta çırılçıplak uzanıp hem
sigaralarımız içtik, hem biraz dinlendik. Sigaralarımız
bittiğinde yengem elini taşaklarıma atıp, sıkıp
okşamaya başladı. Yarrağım yeniden sertleşmişti.
Yengem yarağımı biraz yalayıp, kazık gibi yapınca,
bu sefer yengemden domalmasını istedim. Yengem
domaldığında o şahane amı götü
karşımdaydı. Yarrağımı arkadan amına
sürterek fırçalamaya başladım. Başparmağımla da göt
deliğine masaj yapıyordum. Yengemin amı sulanmaya başlamıştı. Yarrağımın
başını am dudakları arasından
sürterek amının deliğinde gezdirip geri çekiyordum. Yengem
inleyerek, “Sok artık!” diyordu.

Sert bir şekilde girdim amına
ve kökledim. Yengem derin bir ‘Ohhh’ çekti. Çok dar bir amı
vardı ve ateş gibi yanıyordu. Hiç durmadan deli gibi pompalamaya
başladım. Yengem, “Ohhh, offf!” diye inliyor, ağlıyor
gibi sesler sesler çıkarıyordu. Yengem bir süre sonra kasılmaya
başladı, “Daha hızlı, daha hızlı!” diye
bağırıyordu. İyice hızlandım, çıkan ‘Şlap
şlap’ sesleri eşliğinde yengem çığlık atarak boşaldı.
Benim de halim kalmamıştı, sikimi amından
çıkarıp beline boşaldım…

Biraz dinlendikten sonra yengem, “Hadi giyin git artık!
Unutma, bunu ilk ve son kez yaptık!” dedi. Kalktım giyindim ve hiç konuşmadan ordan ayrıldım.

Daha sonraki günlerde, yengemi ne kadar sıkıştırdıysam
da birdaha vermedi, her seferinde, “Olmaz, ilk ve sondu!” dedi. Taa ki yengemi bir gün halamın oğluyla, yani kuzenimle
binanın sığınağında şikişirken
yakalayana kadar. Yani yengemi siken sadece ben değilmişim!

89 total views, 3 today

Page 3 of 22 1 2 3 4 5 22